Bugün kardeşim kahverengi ölü bir yılan gördü. Koruluğun içindeki taşlı yoldan yürüyorduk, güneşin altında, annem, babam, ben, kardeşim, işte günlük yürüyüşlerimizden yapıyorduk, her şey sakindi, seyrek serpiştirilmiş ağaçlar ve sarı kuru otlar vardı, kardeşim yoruldu, annem sarı çayırları gösterdi ona, uzanması için, ben pis bir sırıtışla oralarda yılanların yatmış olabileceğini söyledim, şakaydı tabi bu, ama kardeşim gerçek sandı ve oturmadı, böylece biz yolumuza devam etmiş olduk. Biraz daha gittik ve işte o zaman babam ölü yılanı gördü, gelmeyin, dedi bize, burda ölü yılan var. Ben şapşalca gülümsedim, ama az sonra bunun gerçek olduğunu anladım çünkü kardeşim ölü yılanı görmüştü, ani bir böğürmeyle kasıldı, tepinmeye başladı,inanılmaz yükseklikte çığlıklar atıyordu. Ben kıvrılmış yatan kahverengi ölü bir yılanla aynı yolda duruyor olmanın verdiği rahatsızlıkla hırkamı başıma geçirmiş, başım kollarımın arasında öylece annemle babama bakıyordum, çocukluğunu tarlalarda geçirmiş annem ve kimbilir kaç yılan öldürmüş babam da şaşkınca, tepinen kardeşime ve kaskatı durmuş bana bakıyorlardı. Babam en sonunda gelmemiz için bize el etti, fakat biz gitmedik, çok rahatsızdık çünkü. Babam çaresiz bizi çağırmaktan vazgeçti, hep beraber geri döndük. Kardeşim sürekli hıçkırıyor ve arada sırada havale geçiriyormuş gibi sarsılıyordu. Onunla bir hamağa uzandım, işini bilen bir psikolog edasıyla yılanların doğanın parçası olduğunu, insanlardan sürekli kaçtığını ve elbet bir gün öldüğünü anlattım, fakat faydası yoktu, çocuk kollarımın arasında sevdiği birinin ölümüne şahit olmuş gibi titriyordu, işte ben o zaman halimize çok acıdım, doğadan ne kadar uzaklaştığımızı düşündüm, aklıma bienalde izlediğim bir kısa film geldi ve işte o zaman bu yazıyı, bu anlatış biçimiyle yazmaya karar verdim, bu tarz anlatımlar hoşuma gidiyor çünkü, siz isterseniz biraz özenti bulun.
bu olaydan sonra içime akşamüstlerine has o garip sıkıntı çöreklendi, tıpkı bir yılan gibi, ve düşündüm de, bir yolda ölmüş bir yılan olsa, ve biz de o yoldan yürüsek, nasıl olsa boyumu uzun, bakışlarımızı kaldırırsak eğer, rahatça geçebiliriz, hem yılanı görmemiş oluruz.