şimdi, bugün, akşam, tamam mı, birden aydınlandım: dedim ki, ben, kendime, ne engeller koyuyorum yarabbim, her şeyden bir mutsuzluk çıkarmalar, kaprisler, tam kızsın şirin dedim kendi kendime tam kızsın yani, huysuz, alıngan kızsın işte sen dedim. şu olmasaydı bu olmasaydı ah ne güzel neşeli olurdum diye diye dolaşıyorsun şirin dedim. etrafını değiştirecek olan sensin, evet sen dedim. pozitivity saçacaksın artık etrafına kızım dedim. saat 11 filandı. merdivenlerin hepsini yürüyerek çıktım. aydınlanmış gibiydim. anahtarla açtım kapıyı. annem, babam, her zamanki gibi suratları 1 karış tv izliyorlardı. bu bana çok ayıp geldi.
mesela bir gece iç sıkıntısına dayanamayıp babama gittim ve "benim sıkıntılarım var." dedim. beni kovdu bunun üzerine. valla beni kovdu. arkadaşlarım da böyle.
odama gidip e.t.yi aradım. arkadan tekno sesleri geliyordu. nerdesin diye sordum. o kadar kısa kesti ki. evet anlıyorum uygun değil ama o kadar kısa kesti ki. sonra düşündüm ve kimi arayacağımı bulamadım. d.a. olsun dedim, ama telefonu kapalıydı çünkü çok önemli bir derdiniz varken bile uyuyosa yarın konuşalım der. daha uyumamamışsa ama uyuması gerektiğini düşünüyorsa bile bunu der.
bilmiyorum galiba hep kendimle ilgiliyim ama aman bana be yani. gerçekten hiç arkadaşım yoktu.
ve oldukça pozitif ve yapıcı, yaratıcı bir şekilde aklıma müthiş bir fikir geldi: vizelerden sonra intihar numarasına yatacaktım. vizelerden sonra çünkü en ufak bir mide yıkaması bile çalışmamı engelleyebilir. şöyle ki, ne kadarı öldürüyorsa onun yarısından bile az ilaç içeceğim. sonra anneme yalvaran gözlerle gidip, mümkünse ağlayarak, intihara kalkıştığımı, ancak pek başarılı olmadığımı, lütfen beni kurtarması gerektiğini söyleyeceğim. o da panik olacak ve herhalde en nihayetinde beni ciddiye alıp neyin var yavrum diye sorar herhalde değil mi? mümkünse bunu birkaç arkadaşıma da yayarım. hepsine değil, bilmesini istediklerime söylerim yalnızca. ve... sonunda benden esirgedikleri o sıcak şefkati ve ilgiyi bana gösterirler. ya da anlayışı en azından. ne bileyim.
yani, bak, işte buna oha derim. aynı akşam içinde pozitif olmak ve vizelerden sonra intihar etmek gibi 2 alakasız kararı birlikte alacak kadar mantıksız biriyim. mantığım yok. yok! yani bir an için var zannediyorum, sonra olmadığını görüyorum. hiç olmadığım kadar endişe içindeyim, ve utanıyorum bunu söylemekten çünkü gerçekten çok sudan şeyler yüzünden herhalde. ama öyle sudan demekle olmuyor canım.