Cuma, Nisan 01, 2011
yeni bir şey
biz bu nazmiye teyze ve saf komşusu şeysini teyzemle yarattık. teyzem saf komşu oluyordu: nişanlı, hafif salak ve nazmiye teyzeyi çok ayıplıyor. ben de nazmiye teyze idim: internet delisi yaşlı kadın. internette habire mirc programıyla çet sitelerine giriyor, msn'de görüntülü sohbet ediyor (cam açmak) ve ağzı çok küfürlü. bunu teyzemle yaparken ben acayip küfürler ederdim teyzem de kızardı (gülmeyle karışık)
aslında nazmiye teyze bizim komuşumuzdu ama kesinlikle çok tatlı, saf ve terbiyeli bir kadındı burda onun adını kullandığım için özür diliyorum.
Cumartesi, Şubat 19, 2011
görmek mi, görünmek mi?
şimdi ise şöyle görünüyorum:

hello teyze.
acaba hangisi daha iyi? görünüşümü değil görüşümü umursamam lazım. ama görünüşümü de demek ki umursuyormuşum ki aynaya baktıkça kahroluyorum.
Pazartesi, Ocak 31, 2011
espriler, şakalar
bugünlerde espri anlayışım pek bir düştü o yüzden yazı yok sadece aptallık var özür dilerim. hiç de umrunuzda olmadığını biliyorum gerçi tatlı okuyucularım zaten siz de yoksunuz. bay bay.
Salı, Mart 09, 2010
bugün milletlerarası hukuk dersinde hoca yugoslavya'dan bahsedip duruyordu. kendi kaderini tayin hakkında bir ders. işte efendim, beraber yaşama isteği artık yoksa, durumu inkar edemezmişsin, yeni oluşan devletleri tanımalıymışsın, o konular. benim de aklıma deniz'i eğlendirmek için şöyle bir fikir geldi: birden ayağa kalkacak, çok kontrollü ve kibar bir adam olan hoca'ya yavaş, kendimden emin adımlarla yürüyüp şöyle diycektim:
sonra da sınıfın kapısını çarpıp çıkacaktım. deniz buna 1 hafta gülerdi. o kadar kanlı bir iç savaşla alay mı edecektin diye soruyorsanız, yok amacım bu değildi. amacım, dediğim gibi, deniz'i güldürmekti. bütün ders boyunca bunu düşündüm. tam yugoslavya'dan söz açıldı, ayağa kalktım. yavaş yavaş, kendimden emin adımlarla hocanın yanına ittim, ama yemedi, "tuvalete gidebilir miyim?" dedim. birkaç kişi güldü. yani, bu da bir şeydir. deniz 'e anlattım, o da kayıtsızca omuz silkerek, "yapsan çok komik olurdu, ama onu kimse yapamaz, bu bir hayal, yalnızca bir hayal..." dedi. o öyle deyince çok üzüldüm. oysa ben, sınıfta şaklanbanlık yapmak dahil, hayatta her şeyin mümkün olduğunu, çoğu şeye gülünebileceğini, insanın herkesle tatlı tatlı dalga geçebileceğini göstermeyi çok istemiştim. eh, kısmet değilmiş. belki önümüzdeki ders, belki önümüzdeki ders bunu yaparım.
Salı, Ocak 26, 2010
Pazartesi, Ocak 25, 2010
biraz geyik edelim
hayattaki tek eğlencem galiba film gibi konuşmak. artık çok bayatladığı için kendimi bir kere de videoda görmek istedim. devir paylaşım (!) (bu ünlemlere de biterim) devri olduğu için, eh neme lazım, ben de madem ki bir internet sitem var, videomu sadece kendi izlemem yetmez, siteme de koyayım istedim. oh, whatever. just watch, man.