dün beni ofisteki tercümanlardan biri feriköy'de düzenlenen afrika kupasına davet etti. daha önce bir kere daha gitmiştim ama bu final maçıydı. gana ile bir ülke daha kapışıyordu ama kim olduğunu anlayamadım. zaten futboldan anlamadığım için maçı da takip edemiyordum, allahtan benim gibileri de düşünerek süper eğlenceli bir maç düzenlemişler. bir yandan bir dj gana ve nijerya müzikleri çalıyordu. afrikadan göç etmiş, maçı izlemeye gelmiş kimselerin de herhalde bildiği şarkılardı bunlar, bir yandan herkes dans ediyordu. allahım bu kadar güzel şarkılar olamaz. gerçekten mükemmel bir müzik türüymüş. insan kendini bir sağa bir sola sallamak istiyor. ama bir şarkıcı adı öğrenemedim, sormaya fırsat olmadı. internette ghana music yazdım. dinlediklerim ünlü şarkıcılar mı bilmiyorum pek ama.
bugün de şöyle bir çorba denedim, bakalım nasıl olacak diye. sıfır yağ var içinde. ve o kadar ama o kadar güzel oldu ki anlatamam:
soğan
sarımsak
havuç
patates
nohut
taze nane, maydonoz, dereotu
fesleğen
kekik
köri
tuz
karabiber
hepsini haşlayın. mikserden geçirin. nohutlar biraz taneli kalabilir.
afiyet olsun. ramazanda ne pişirsem diye düşünen hanımlara da blogumuzdan bir incelik düşünüldü.
Salı, Temmuz 26, 2011
bazı günler insanın midesi ve bağırsakları arasındaki o yerde berbat bir sıkışıklık oluyor. paranoyak bir düşünce yapısı ve her şeyden kendini sorumlu hissetme hissi bir yerlerden peydah oluyor. hormonel midir bilmiyorum, bazı günler bu oluyor.
birinin ufak bir sözü veya gülüşüyle hafifleyen bir gerginlik bu.
Perşembe, Temmuz 07, 2011
Çarşamba, Temmuz 06, 2011
insan "hoşlandığı çocuk"la asansörde, ıssız adada filan başbaşa kalmak istiyorsa ona yazık. başka kimse olmasın istiyor, çünkü başka seçenekler varken sizin eşleşmeniz mümkün değil. diyeceksiniz ki beni yeterince tanımıyor. tanısa severdi, o yüzden ıssız adada başbaşa kalmak istiyorum. çok safsın, ayrıca yalan söylüyorsun. sana gerçekten yazık. çünkü sen sadece çok acil cinsel ihtiyaç halinde (adada) sana tenezzül edebileceğini biliyorsun, buna da razısın.
bu bağlamda ismail yk'nın yeni şarkısına değinmek istiyorum: sanane. ismail yk'yı her zaman dürüst ve açıksözlü olduğu için severim, abazanlıksa abazanlık, bunu utanmadan söylemesi, üfle filan demesi çok hoş. popçular coolluklarını bozmamaya çalışarak eski sevgililerine laf sokarken ismail yk, samimice "allah belanı versin yar" dedi. ben bu duyguyu daha rahat anlıyorum. ama bu sana ne kesinlikle benim şu şarkımın aynısı:
je veux pas t'oublier (seni unutmak istemiyorum), 2006, sanatçının kendi adını taşıyan ilk allbümü
ancak depresif aşk şarkılarında en güzeli: seni seviyorum, bu gece gir kollarıma. (bora öztoprak) bakın size üzgün aşk şarkısı yapmanın formülünü vereyim: içine biraz abazanlık koyun. ve güzel bir melodi. ama bu şarkı her şeyi aşıyor. müthiş bir şarkı. lisede bunu hoşlandığım voleyboycu çocuğu düşünerek dinlerdim. o da bazen bu şarkıyı söylerdi, sesi de güzeldi. ah ne değişiktir gençlikte hissedilen şeyler! ama daha kötüsü, bundan bir adım öteye gidememektir... bir yerden sonra insan hala geceleri ismail yk gibi kız peşinde, gündüzleri aklına bir platonik aşkı olduğunu getirerek hüzünlü takılmamalı. bu espiri kardeşimin:))
bu arada, gay pride denilen eşcinsel onur yürüşüne çoğu gazete, tv kanalı yer vermemiş, bari blog olarak verelim, çünkü inanılmaz kalabalıktı, bütün istiklal caddesi doluydu. hem de çok hoş, eğlenceliydi. mitinglerde benim gözlerim doluyor. ne mitingi olursa olsun, isterse hitler'in konuşması olsun. ama mitinge gidince ağlıyorum. burada da salak gibi ağladım. sonra bayrağın ucundan tuttum. biber gazı attılar. bu da kendini bilmez bir davranıştı. ulan polis, orda hudutlar içinde uslu uslu, şirin şirin yürüyen bir topluluk var, mal mısın? üstelik o kadar kalabalığın, hele de çocukların, bebeklerin olduğu bir yere gaz atmak ne kadar çirkin. ya bir şey olursa? sen ne hakla benim üstüme gaz atıyorsun? ben senin üstüne gaz atsam hoşuna gider mi? böyle giderse hiç arkadaşınız kalmayacak canım...
bu bağlamda ismail yk'nın yeni şarkısına değinmek istiyorum: sanane. ismail yk'yı her zaman dürüst ve açıksözlü olduğu için severim, abazanlıksa abazanlık, bunu utanmadan söylemesi, üfle filan demesi çok hoş. popçular coolluklarını bozmamaya çalışarak eski sevgililerine laf sokarken ismail yk, samimice "allah belanı versin yar" dedi. ben bu duyguyu daha rahat anlıyorum. ama bu sana ne kesinlikle benim şu şarkımın aynısı:
je veux pas t'oublier (seni unutmak istemiyorum), 2006, sanatçının kendi adını taşıyan ilk allbümü
ancak depresif aşk şarkılarında en güzeli: seni seviyorum, bu gece gir kollarıma. (bora öztoprak) bakın size üzgün aşk şarkısı yapmanın formülünü vereyim: içine biraz abazanlık koyun. ve güzel bir melodi. ama bu şarkı her şeyi aşıyor. müthiş bir şarkı. lisede bunu hoşlandığım voleyboycu çocuğu düşünerek dinlerdim. o da bazen bu şarkıyı söylerdi, sesi de güzeldi. ah ne değişiktir gençlikte hissedilen şeyler! ama daha kötüsü, bundan bir adım öteye gidememektir... bir yerden sonra insan hala geceleri ismail yk gibi kız peşinde, gündüzleri aklına bir platonik aşkı olduğunu getirerek hüzünlü takılmamalı. bu espiri kardeşimin:))
bu arada, gay pride denilen eşcinsel onur yürüşüne çoğu gazete, tv kanalı yer vermemiş, bari blog olarak verelim, çünkü inanılmaz kalabalıktı, bütün istiklal caddesi doluydu. hem de çok hoş, eğlenceliydi. mitinglerde benim gözlerim doluyor. ne mitingi olursa olsun, isterse hitler'in konuşması olsun. ama mitinge gidince ağlıyorum. burada da salak gibi ağladım. sonra bayrağın ucundan tuttum. biber gazı attılar. bu da kendini bilmez bir davranıştı. ulan polis, orda hudutlar içinde uslu uslu, şirin şirin yürüyen bir topluluk var, mal mısın? üstelik o kadar kalabalığın, hele de çocukların, bebeklerin olduğu bir yere gaz atmak ne kadar çirkin. ya bir şey olursa? sen ne hakla benim üstüme gaz atıyorsun? ben senin üstüne gaz atsam hoşuna gider mi? böyle giderse hiç arkadaşınız kalmayacak canım...
tu- shakira
tu
shakira'ya hayranım. şarkılarını da kendi yazıyormuş. sesi, o minyon güzelliği, müthiş şarkıları harika. siyasi olarak bilemiyorum, özel hayatını pek. en sevdiğim şarkısı tu. bu şarkı da size gelsin. shakira depresyondayken yazmış olabilir. ay canım, çok seviyorum.
sevdiğim şarkıcılar:
shakira
atiye
garfunkel and oates
shakira'ya hayranım. şarkılarını da kendi yazıyormuş. sesi, o minyon güzelliği, müthiş şarkıları harika. siyasi olarak bilemiyorum, özel hayatını pek. en sevdiğim şarkısı tu. bu şarkı da size gelsin. shakira depresyondayken yazmış olabilir. ay canım, çok seviyorum.
sevdiğim şarkıcılar:
shakira
atiye
garfunkel and oates
Kaydol:
Yorumlar (Atom)