Salı, Şubat 28, 2012

Hızlı ve öfkeli

"Türk yargısı sadece yaramazlar için değil, hayatını kurallara göre yaşayan itaatkar insanlar için de tehlikelidir." Bunu bir hakim yazmış. Güncel Hukuk adlı dergideki bir yazısında. Merak etmeyin size bu yazıda yargımızın aksayan yanlarından bahsetmeyeceğim. Yargıda bir "hakim vasatı"ndan bahsediyordu bu güzide hakim. Adil olmayan geleneğin mahkeme salonunda yeniden üretilmesine sebep olan hakim vasatından.

Burdan varmak istediğim sonuç şu: dünyadaki en güç şey sevgilisiyle, karısıyla, veya başka bir kadınla "ya kızım git yaaaa, sorunlu musun yeaaa" gibi laflarla konuşan manyak bir "ERKEK"e cevap yetiştirmektir. Evet, hayatta en zor şey budur. Mesela ben geçen sene bir AYM üyesine bundan sonra anadille ilgili talepler karşısında ne yapacakları gibi abuk bir soruyu cesaretle sordum, tanımadığım insanlarla tanımadığım yerlere gittim ve valonca birkaç kelime dahi öğrendim ama "erkek vasatına" cevap yetiştiremem. Belki buralardan kaçacak cesareti bulurum, kendimi bir fanusa kapatacak koşulları dahi yaratırım ama günlük hayatta böyle bir ERKEKLE karşılaşırsam "çok haklısın kardeşim, kesinlikle çok haklısın" demekten başka bir şey yapamam.

Nasıl hakim vasatı tek tük olaylarla sınırlı kalamıyorsa, yargının tamamının elini kolunu bağlıyor, insan onurunu iki paralık ediyorsa, erkek vasatı da tüm toplumun elini kolunu bağlayan bir hastalıktır. Kadınlar! Böyle bir vasatla karşılaşırsanız onun dünyada tek olmadığını, bunun size özel gönderilmediğini düşünüp rahatlayınız.

Ama yine de günün birinde böyle bir hanzo kızkardeşimi, kız arkadaşımı filan üzerse onu babacığıma arattıracağım ve "Sen kimsin lan? Sen kimsin lağım faresi?" dedirteceğim. Sonuçta babamın da bir ağırlığı var.