(Yazıma ilk olarak şöyle bir giriş yapmak istiyorum, eğer burayı okuyorsanız bana yeni şişman halimle ne giyeceğime dair öneride bulunan yorumlar yapabilirsiniz. Çünkü kısa şortunu ve eteğini artık giyme dedi arkadaşlarım. Çok şişmanladım yine. Bir de bence bu bir sorun değil, olmamalı!!)
Şimdi konuma geçiyorum. Konum bazı insanların ne kadar benmerkezci olduğu. Bunun da bir ritm sorununa yol açması. Şöyle düşünün. Bir erkek var. Herkese benzeyen biri. Yani ne yazık ki herkes daha doğrusu erkeklerin çoğu bu kişiyle aynı. Beraber yolda yürüyorsunuz. Onun adımları daha uzun ve hızlı, siz ise 70 kilosunuz ve kısa bacaklısınız. Sizin ondan tek istediğiniz biraz yavaşlaması ama angut yavaşlamıyor. Tüm dünyanın onun ihtiyaçları için, onun doğruları uyarınca yaratıldığını düşünen bu psikotik varlık, size dönüp "of çok sıkıldım" diyor. Çünkü bunlar sıkılgan yaratıklar. Sıkıldığını da belli etmekten sıkılmaz hiç.
Sizsiniz hep "doğaya" aykırı, boş işler kraliçesi, kendiyle küs. Beyefendi bütün sorunlarını halletmiş. Tek sorunu siz kalmışsınız.
Ulan salak, "doğa" dediğin ne yani ne? Doğa sen misin? Bensiz bir doğa düşünebiliyor musun? Mal.
Şimdi sevgili kozmopolitan okuru, sevgili kız kardeşim, ne yapacaksın biliyor musun? WHO THE FUCK ARE YOU? Diyeceksin. Çünkü sorun evet, biraz da sensin. İşin zor. Sonra seveceksin, kimseyle arana öfkeyi sokmayacaksın. Ama öfkelendiğinde, bunu da yok saymacaksın.
Evet, işte bu.
Şimdi konuma geçiyorum. Konum bazı insanların ne kadar benmerkezci olduğu. Bunun da bir ritm sorununa yol açması. Şöyle düşünün. Bir erkek var. Herkese benzeyen biri. Yani ne yazık ki herkes daha doğrusu erkeklerin çoğu bu kişiyle aynı. Beraber yolda yürüyorsunuz. Onun adımları daha uzun ve hızlı, siz ise 70 kilosunuz ve kısa bacaklısınız. Sizin ondan tek istediğiniz biraz yavaşlaması ama angut yavaşlamıyor. Tüm dünyanın onun ihtiyaçları için, onun doğruları uyarınca yaratıldığını düşünen bu psikotik varlık, size dönüp "of çok sıkıldım" diyor. Çünkü bunlar sıkılgan yaratıklar. Sıkıldığını da belli etmekten sıkılmaz hiç.
Sizsiniz hep "doğaya" aykırı, boş işler kraliçesi, kendiyle küs. Beyefendi bütün sorunlarını halletmiş. Tek sorunu siz kalmışsınız.
Ulan salak, "doğa" dediğin ne yani ne? Doğa sen misin? Bensiz bir doğa düşünebiliyor musun? Mal.
Şimdi sevgili kozmopolitan okuru, sevgili kız kardeşim, ne yapacaksın biliyor musun? WHO THE FUCK ARE YOU? Diyeceksin. Çünkü sorun evet, biraz da sensin. İşin zor. Sonra seveceksin, kimseyle arana öfkeyi sokmayacaksın. Ama öfkelendiğinde, bunu da yok saymacaksın.
Evet, işte bu.