
rodin'in en unlu eserlerinden biri olan "le baiser", donemin heykeltraslarinin da islemeyi pek sevdigi paolo ve francesca'nin hikayesini konu alir. eseri yakindan inceledigimizde onu olusturan iki karakterde birbirinden çok farkli davranis ozellikleri buluruz.
kadin, kollarini cesurca adamin boynuna dolamis, sevgilisini kendine dogru çeker, ne bir tereddut vardir onda, ne baska bir engelleyici duygu, kendinden emin ve açiktir, gururunu saf bir sekilde hiçe sayar, aski her seyin onundedir. opusmelerine ne engel olabilir ki? adama dogru akan odur, bu yuzden kadin, bu heykelde sanki biraz geri plandadir. asil temsil edilmis olan o zannederiz ilk baktigimizda, ama hayir, kadindan ve onun duygularindan hepimiz haberdariz. ilgi çekici olan adamdir.
adam, opucuge karsilik verirken, kadin kadar curetkar olamaz. eserin topraktan yapilmis kuçuk eskizinde daha da açiktir bu. kadinin kalçasina asla dokunmaz adamin eli, tereddutlu bir biçimde yavasça havada asili kalir. mermerden yapilmis buyuk modelde ise, el kalçanin uzerindedir, ama tereddutunu kaybetmemistir. eserin en dokunakli yani iste bu kafa karisikliklariyla dolu eldir. çiplak kalçanin ustunde utanmayla ve agirbaslilikla dolu olarak durur, zariftir. adamin tum davranislarinda bu tereddutu açikça goruruz. bas, alçakgonullukle egilmis, gozler, opusmenin hazziyla kapanmis, ama asla tutkuya kendini kaptirmamis. peki buna sevgisizlik diyebilir miyiz? sogukluk? aslinda kadinin curetkarliginin asktan geldigini soylemek ne kadar yanlissa, adamin tereddutlu davranisinin da sevgisizlikten geldigini soylemek o kadar yanlis olur. ya da, umarim, ve tum kizlar olarak umariz ki, oyledir.
tanrinin erkeklere, en azindan rodin'in paolosuna benzeyenlere verdigi guzel bir ozelliktir bu. asla francesca gibi opusmeyecek olmalari yaralayici, ama çekici bir gerçek. agirbasli çizgileriyle gerçekten çok hostur opucuk'teki paolo. francesca sadece takdir edilesi, cesur bir kadindir, paolo zariftir. ve belki o da francesca'yi seviyordur. insallah oyledir.