"neyse, dün burçin'lerde (hati'nin arkadaşı) parti vardı. millet sarhoş oldu kustu mustu ama güzeldi. şimdi başka yazıcak bişeyim olmadığına göre onu yazıyim en iyisi:
öğlen başladık yemek yapmaya. menümüzde şunlar vardı:
- sosisli börek
- haydari
- acılı ezmeli kanepe
- makarna salatası
- doğumgünü kekleri
- kirpi kek
- profiterol
- jelibonlu/bonibonlu pasta.
bunlardan kirpi keki Ezgi'yle ben yaptık. kimse yemedi, zaten yenicek gibi değildi. hepsi çöpe. başka da bi katkım olmadı yemeklere. sonra içkiler falan alındı, dans etmeye başladık falan. bi ara sılov müzik koydular, işte millet dans ediyo. naci beni dansa kaldırdı, o çocuğa da kıl kapıyorum, nedeni onun benden bahsederken "o kız" dediğini duymuş olmam. (arka koltukta oturan ezik kız konusu) bu arada Burçin'in Kemal diye unutamadığı bi çocuk varmış, ben Kemal adını duydum, Özden ablaya, sırf dalga geçmek için "unut kemal'i özden abla" dedim, meğersem Kemal Burçin'inkiymiş. ben öyle dalga geçmek için demiştim, Kemal'in kim olduğunu bilmiyordum, kim bilir ne sanmışlardır.
üf, sonra oturduk ben salak gibi rezil olduğumu düşünüyorum. kendimi "öldün mü? cehenneme mi gittin? alt tarafı salak olduğunu düşünüyorlar" diye telkin etmeye çalıştım falan. sonra ahmet kaya koydular. salak apo beni ahmet kaya'da dansa kaldırdı, gülmekten öldüm. zaten çocuğun kafası iyiydi. biliyo musun, kimse duymasın, ben apo'dan hoşlandığımı sanıyorum. ya da sanıyordum, çünkü şu anda en ufak bir belirti hissetmiyorum. evde kaldım ya, gittiğim her yerde kendime uygun birine bakıyorum.
bu arada sarhoşlar izlenmeye değerdi. bir diyalog:
apo: lan naci, iyice sarhoş oldun lan. (naci uyuyor) lan naci cevap versene lan. aa, uyumuş lan. içmişsin lan sen. naci kustu, ben kusmadım, naci kustu ben kusmadım. naci hemen de sarhoş oldun be! naci kustu ben kusmadım.
burçin: apocum sessiz olur musun?
apo: fenerbahçe şampiyon. (burçin televizyonu açar. spor programı.)
hıncal uluç: inşallah bu sene birinci olucaz.
apo: inşallah. (bana döner) sen de içtin mi?
ben: hayır.
apo: içtin içtiiiin, ben seni gördüm beş tane içtin.
bu ve buna benzer bissürü komik sahne oldu, hepsini aktaramadım, aktardıklarımı da güzel aktaramadım. zaten kolum ağrıyo, burası da boş kalıcak, neyse bari imzamı atiim:
ezgi."









