bugün yukardaki filme gittik sevil'le. o kadar güzeldi ki anlatamam. önce felaket senaryolarıyla kalbinizi sıkıştırıyor. sonra bir şeylerin değişmek zorunda olduğunu, değişimin muhakkak felaket demek olmadığını söylüyor ve içinizi umutla, enerjiyle dolduruyor. mutlaka mutlaka izleyin. film o kadar çok konuya değiniyordu ki anlatamam, ama hepsi ortak bir yerde buluşuyordu. öncelikle spiritüel değişimden bahsediyorlar. bu bağlamda yogadan, meditasyondan ve hatta çeşitli uyuşturuculardan söz ediyorlar. egodan da bahsettiler. sonra çevre sorunlarına getirilebilecek pratik çözümlerden bahsettiler. bahsettiler dediysem sting, ellen page, david lynch bile vardı. avrupa tipi şehirleşmeye gidilirse ne kadar çok enerji tasarruf edileceğinden, para sistemi yerine yeni ve çeşit çeşit paralar getirilmesi gerektiğinden vs. "tek kutuplu" (?) para yerine çeşit çeşit para olmalı dediler. uçuş milleri gibi. yardımlaşma saatleri önerdiler mesela. sen yaşlılara 1 saat yardım ediyorsun ve 1 saat yardım görme hakkı kazanıyorsun. bu tercih edilebilir türden bir ilişki olurmuş. ay, o kadar çok şeyden bahsettiler ki en iyisi debelenmek yerine internet sitesini vermek, ki muhtemelen biliyorsunuzudur:
www.2012timeforchange.com
beni etkileyen şeylerden biri adamın uyuşturucu ile ilgili araştırmalar yaparken "annem buna memnun olmadı" demesiydi. 2 gün önce bir adam, devrimciliğinden annesinin memnun olmadığını anlatmıştı bana. panait ıstrati arkadaş adlı kitabında söylüyor buna benzer bir şeyi. hayat ve annelerin çatışması. ezgi ve annesinin çatışmasına da bakalım:
-ah şirketlere danışman olsan.
-hukuk bilgimi şirketler için kullanmayacağım anne üstüme gelme tamam mı??!!!!
-ne olacak yarım gün çalışır kitabını da okursun.
-öyle bi hayat istemiyorum anne tamam mı????!!!
anneler varolanı sürdürmek eğilimindedirler hep. hep!!
gelirken de giderken de hep yürüdüm. gümüşsuyu'nda parktan inerken para istediler benden. sarhoş veya bali çekmiş bir halleri vardı. bende de para yoktu, yok dedim. "korktun galiba özür dileriz" dediler. ben de "yok canım, ne korkacağım. size iyi akşamlar" dedim. arkamdan "yok canım ne korkacağım" diye dalga geçtiler. gururum kırıldı biraz aslına bakarsan.
bir de murat d.'yi gördüm. bugün onun doğumgünüydü. bende de metelik olmadığından gidemedim. bir de evde teyzemler var. gözlüklerime bakıp "pek entel olmuş." dedi. rahatsız oldum, zira entellerin rahatsız olduğu bir şey varsa o da fazla entel görünmektir. aynı tarzın yüzde 20 fazlasını birinin üsütünde görünce burun kıvırır enteller. asla aynı anda şapkayı ve fuları takmazlar. neden? çünkü sevmezler göze batmayı. göze batmadan fark edilmek isterler. hepsini döveceksin, döveceksin.
şimdi öğrendiğime göre, garti'yi kaybetmişiz. benim dersime hiç girmedi, ama herkes çok sever ve sayardı onu. allah rahmet eylesin. gittiği yerde huzur bulsun bu iyi kalpli hoca. vefat haberleri nasıl yazılabilir? elbruz abi'yi hiç yazmadım. yazmayı pek istemedim çünkü, burayı ciddiye almadığım için. elbruz abi ne tatlı biriydi. sıcak bir gülümsemesi vardı, çok nazikti. tiyatroyu çok ciddiye alır, doğal oynamak isterdi. eleştirirken bunu tepeden bakarak yapmazdı. iyi niyetliydi. varlığımız o kadar kırılgan ki makinelerin bir anlık sapması, bir anlık tesadüf, veya kader bunu sonlandırabiliyor. sabahattin ali'nin dediği gibi, bir kömür parçası dünyanın en güzel gözünü kör edebiliyor. oysa anılar hep yaşıyorlar.
3 yorum:
bu daha iyi olmuş çünkü eski yazılara ulaşabiliyorum.
Bugün eskisi kadar mutlu olduğumu söyleyemem çünkü arkadaşlarımın sayısı azaldı. Öğrencilerim ve eski dostlarım zaman zaman beni toplantılara davet ederler, beni seven insanların olduğunu görmek beni memnun eder. Hayatta insan samimi arkadaşlar, dostlar edinmeye çalışmalı, budur bizi en çok mutlu eden. Günümüzde maddi yönden de hayat çok zor. Her şey pahalı, insanların gelirleri kısıtlı. Şahsen ay sonunu zor getiriyorum, sigortadan aldığım emekli maaşı yetmiyor. Çok param olsaydı bugün dahi dünyayı dolaşmak isterdim. Şimdi geceleri iyi uyuyamadığım için, gece yarısı uyanırım eski konferanslarımı okurum, formda kalmak için eski problemleri tekrar çözerim. Allaha şükür hafızam iyi, sadece bazen isimleri unutuyorum. Bazen içimden alfabeyi geçiririm, bu yol isimleri hatırlamama yardımcı olur. Bugün insanlar bir sevgi krizi geçiriyorlar. En ufak bir şey için kavga ediyorlar, birbirlerini öldürüyorlar. Öldüren kişi insan değil, hayvandır. Alman şair Shiller şöyle der: ‘İnsan, insan için bir kurttur’.
Son olarak gençlere bir tavsiyem olacak. Hayatta verdiğiniz bir karardan dönmeyin, verdiğiniz kararları sonuna kadar uygulayın. Tabii ki bu çok kolay bir şey değil, çünkü hiç kimse durumundan memnun değildir. İbranicede bir atasözü vardır: “Kim zengindir? Durumundan memnun olan zengindir”
blog'unu paylaşım duvarı haline getirmeme kızmazsın umarım e.ş ama çok hoşuma gitti rahmetli mösyo garti'nin söyledikleri. sen de oku istedim..e.y
çok güzel söylemiş hoca.
Yorum Gönder