Perşembe, Mart 03, 2011

esmeray, deniz

bugün itü ayazağa'da yalnız kadın diye bir oyun vardı, ezgi yaldız beni de çağırdı. esmeray diye bir oyuncu oynuyordu. ünlüymüş ve travestiymiş. çok güzel bir oyundu, hem de esmeray çok güzel oynuyordu. şiveli bir konuşması vardı ki rolüne çok yakışmıştı. ben istanbul türkçesindense şiveleri daha çok beğeniyorum. sınıf arkadaşım ibrahim'in (urfa) hafif hafif, alttan alttan beliren şivesiyle başladım şiveleri sevmeye. o gün bugündür güzel bir şive duyunca içimin yağları eriyor.

sonra da denizlere gittim. çok güzel bir yemek yapmış. elim boş gittiğim için habire yemeği övmek zorunda kaldım. ama allahı var, yemek güzeldi. saat 11 olmadan deniz beni postaladı. işte bugünüm de böyle geçti. gizemli, az konuşan insanlara özeniyorum.

"inşallah bir gün senin de başına gelir de görürsün." demek lazım. "usulsüz işler inşallah sizin de başınıza gelir, kapalı kapılar ardında çürürsünüz, tıpkı bugün 'oh olsun' dedikleriniz gibi." bu kadar da fevri ve kinciyim. ama usulsüz işlere karşı içinde isyan duymamak elde değil.

Hiç yorum yok: