şimdi belki bunları anlatmam mahremiyet bakımından iyi olmayacak. olay şu: çok kötü rüyalar göryorum. bu rüyalar hep erotik bir girişle açılıyor. erotik dediysem, gerçekten çok masum bir erotizm. öpüşmeye başlayan iki insan, veya yalnızca bir otel odası. bazen açık saçık bir bilgisayar oyunu, bazen bir televizyon programı. ben sahnede bir oyuncu olarak yer almıyorum, sadece rüyayı gören kişiyim. bu kısa giriş sahnesinden sonra rüyam sapıtıyor. sapıtıyor dediysem onu kastettim: sapıklıklar görüyorum. akla geleilecek her türden sapıklık. hiçbirinden hoşlanmıyorum, hepsi beni çok rahatsız ediyor. rüyamda rüyamı geri sarmaya çalışıyorum, olmuyor. sapıklık sürüyor. uyanıyorum, aklıma geliyorlar. günümü berbat ediyorlar, insanda mide bırakmıyorlar. niçin?
geçen gün de kendimi gördüm. bir arkadaşım var, epey yakışıklı. o bana ilan-ı aşk edecekmiş. rüyamda seviniyorum. (gerçek hayatta ona karşı hiçbir duygu beslemiyorum) sonra sarılıyoruz. işte bu kısa giriş sahnesi. sonra arkadaşım bıçağını çıkarıyor. karnımı kesiyor. meğer arkadaşım bir sapıkmış, kadınları kesmekten, onları yavaşça öldürmekten cinsel bir zevk alırmış. bir seri katilmiş. köpek dişleri çıkıyor gülünce, beni kovalamaya başlıyor. ben de kaçmaya başlıyorum.
daha neler neler. aklınıza ne gelirse. insanlık dışı şeyler görüyorum. bir de kötü olan rüyamda herkes bu gibi şeyleri normal karşılıyor. bir tek ben iğreniyorum ve şok oluyorum. benim dışımda hiçkimse kimseyi yadırgamıyor. bunlar rüya değil, kabus.
dış görünüşümden çok rahatsızım. bariz biçimde şişmanladım. aynaya bakmak istemiyorum pek. huzurlu olup olmamak insanın kendi elinde biraz da.
1 yorum:
bebişim, hayal gücün de göbeğin gibi çok geniş, üzme sen tatlı canını, yemene bak, ben kovalarım o kötü adamları.
Yorum Gönder