gündüzleri kendimden o kadar memnunum ki... güzel bir kız değilim, olma isteğim de yok. çok akıllı değilim ama aklımdan memnun oluyorum gündüzleri. annem var, babam var, kardeşim var, arkadaşlarım var, sevebiliyorum onları, aramız da iyi. sevgilim var, onu da kendimce seviyorum, bazen kıskanıyorum, bu da aşkın tuzu biberi. aç değilim açıkta değilim.
gündüzleri bu güzel vaziyet beni yaşama sevinciyle dolduruyor, baktığım her şeyi seviyorum. güzel geliyor bana her şey. yaşamak bir oyun gibi geliyor.
geceleri ise ben geç uyurum. ve durum tersine döner. birden çok sıradan bir insan olduğumu fark ederim. özellikle şunu düşünürüm: düşündüğüm her şey o kadar değersiz ki... bir kendimi gözümün önüne getiririm, bir de önmli kişileri. güzellikleriyle, zekalarıyla, bilgi veya becerileriyle tarihe geçmiş kişileri. düşünürüm de asla onlardan biri olamam. gündüzlei rahatça kabullendiğim bu gerçek geceleri beni mahveder. içim öfkeyle, isyanla dolar. neden bu kadar basitim, neden bu kadar sınırlıyım diye düşünürüm. üstüme sinen miskinliğin altında ezilir gibi olurum. bunları kafamdan atamam. yaşamım bana değersiz gelir. düşündüklerim bu kadar dandikse ben bir yalanı yaşıyorum derim. düşündükçe de içinden çıkamam. baktığım her yerde "yenilgi" görürüm. yenilmemek için ne yapmalıydım? onu da bilmem için başka biri olmalıydım. şu halimden kat be kat akıllı biri. vizyonu daha geniş biri. bunlar beni tüketir.
uyumaya yakın her şeyi kabullenirim ve artık fazla sormamaya karar veririm. "bazı şeyler yaşamadan öğrenilmez." diye telkin ederim kendime. "boşver, vasat biri olursan ol. şimdilik." derim. tam olarak tatmin olmam, düşünmeyi bırakırım.
sabah yine kendimden memnun uyanırım. kendimi süper zannederek gün geçer. belki de kendini aşmanın yolu, kendin hakkında düşünmemektir. belki de yalnızca çalışmaktır. zaten artık...
1 yorum:
yok tam tersi aslinda! zaten bu kadar akilli oldugun için tum bu eziyet!
Yorum Gönder