Çarşamba, Temmuz 05, 2006

odami bosalttim dun. yarin gelecekmis gibi biraktim, çunku hiç burayi terk edecekmisim gibi gelmiyor. doris ispanya'ya gitti ve bana madrid'den mesaj atti. dogumgunumde tracy champman'i dinlemeye gittim. bruksel'de abimle kaliyorum ve karisiyla. iki avusturalyali'ya belçika'yi tanittik. ben dun ve bugunu hoslandigim insanlarla geçirdim. A. ve iki kiz arkadasiyla bulustum dun. saçlari uzamisti A'nin, agzi burnu kir içindeydi. kiz arkadaslarindan yahudi olan dil okuyormus, bana ural altay dillerinden bahsetti, benim de dil gruplari hakkinda biraz bilgim oldugunu gorunce beni çok sevdi. durmadan A'nin fotograflarini çekiyor bana "çok yakisikli degil mi?" diyordu, ben de "evet" diyordum. sonra A ile bilardo oynayanlari seyrettik bir kosede, baska oglanlarla tanistik, bize yeni bir içki tanittilar. ben de çekingenligimden kurtulayim diye içiyordum. A'ya kendi adindan esinlenerek yaptigim adem ile havva resmimi hediye ettim. bu resimde ikisi de çiplakti, adem havva'yi omzuna oturtmustu ve yasak elmayi çalmaya ugrasiyorlardi. A "çok guzel" dedi. ben A'nin saçlarini oksadim. sarhos bir edaylane kadar sevimli oldugundan bahseden laflar ediyordum, o da oylesine "sen de, sen de" diyordu. daha ileri gitmedim, çunku bu kadar mutluluk bana 3 gun yeterdi. eve gidince bulusmalarini kafalarinda tekrarlayan genç kizlar olur ya, aynen oyleyim. bugun de c ile bulustum, birbirimize yazacagimiza soz verdik. kendisine ondan bahsettim, dedim ki "sakin ve misafirperver bir gol gibisin." o da bana dedi ki "masum ve safsin, ama aptal degilsin." ve son bir bruksel turu yaptim a pied.

1 yorum:

eloise dedi ki...

ne zaman dönüyosun sen cidden?en iyi arkadaşım annesinin işi için bi 10 günlüğüne brüksel'e gitcek ve kafayı yemek üzere bu arada...brüksel türkiyenin ankarası gibi hiç bir numarası yok bürokrat şehri tam diyip duruyor doğru mu?(ay bi de belçikalıların fransızcası bi garip ya...aksanlarını yani insanlar fransız aksanına göre anlamakta zorlanıyo..)