doris ile konusiyorduk dun aksam. kendi meme ucuna parmaginin ucu ile sert bir darbe indirdi "ne yani, bundan da mi huylaniyorsun?" iki buklum olmustum: "y yapma huylaniyorum, uff çok fena.." guldu. "ayni sey gobek deligi için de geçerli." "ama acitmiyor ki" "aa igrenç, igrenç, uff, kolonoskopi gibi, jinekolog masasi gibi ayni, iyyyy. huylaniyorum iste. yilan fobime benziyor bu." "sana dokunamayacaklar" dedi gulerek. yilanlardan nefret ederim. hayatimda yilan gormedim. ama çok kuçuklukten beri yilanlar hep kabuslarimin bas oyunculari olmustur. ansiklopedide bile resmini gorsem dayanamam. kuçuklugumde her hafta yilan kabusu gorurdum. hediye paketinden çikan yilanlar, degisik, igrenç, buklum buklum yilanlar. ayaklarim çiplak ise yatagimda yilanlar oldugundan kuskulanirdim. "bunlarin hepsi cinsel fobiler aslinda." dedi doris. "ne? dedim. benim neden cinsel fobim olsun ki çok saçma." "yilan neyin simgesi sence?" dedi doris de. "aaa" simdi guluyorduk ikimiz de.
"din yuzunden olmasin?" evet din yuzunden olabilir. kuçukken dini yayin yapan kanallari çok dinledim. "yalvaracaklar. ama çikamayacaklar. su isteyecekler. su yerine irin verilecek onlara." cennet yolcusu olduguna emin konusucu tarafindan alti yasindaki çocuga yapilan bu urkutucu konusmalar, tesbih sesleri ve ilahiler. ilahiler en neseli yayinlari idi aslinda. "oje surmek gunahtir." "annem de suruyor ama." "sen annen gibi olma, olur mu? soz ver? kapanacaksin. anneni bile yola getireceksin." "el sikismak çok haram. sehvet vucuda bir girdi mi. biz kardes gibiyiz diyorlar, oysa bilmiyorlar. ah, bir bilseler!" "peki tamam kapanacagim ben de. hem kapanip hem okuyacagim." "bu sozu sirf bana degil allaha da verdin." çunku ben de soz verdim. hasta yataginin basinda. ve bu sozu sirf kendim için vermedim. anlayin beni. "allahim sen annemi babami beni koru, az sonra dusuneceklerim için ise beni affet." ah altug'u çok seviyorum ama evli degiliz ki. ve en vurucu kismi: "insallah buyumem ben. buyuyunce gunahlar yazilmaya basliyor." her fanteziden sonra ortaya çikan suçluluk duygusu, yilanlarla birlikte vucuda gunahlarin da girmesi.
3 yorum:
not: bunlarin hepsi anne ve babamin insanlara "sus, o benim çocugum" diyememesi yuzunden. simdi babam diyecek ki "amma abartiyorsun, amma dramitize ediyorsun, kendine aciyorsun." kendime falan acimiyorum, bunlar belki de uydurma, ve tabi herkesin basina gelen seyler. herkeste var boyle kuçuk fobiler. ama yine de alti yasindaki bir çocuga korkuya dayali bir dini egitim verilmesine izin verilmemeliydi (çunku tek dini egitimim buydu) ustelik 30 yasinin ustunde yetiskin insanlar olarak insanlar kendi ebeveynlerinin karsisinda bu kadar pisirik olmamali. tabi abartilacak bir sey yok yine de, ama soyleyeyim dedim.
anne babalarımız bizim jenerasyonumuzun tersine hala bile kendi anne babalarına karşı çıkamayacak kadar korkak yetiştirilmişler malesef sevgili ezgi..daha yaşı doğruyu yanlışı ayırt edemeyecek kadar küçük bir çocukken verdiğin bir sözden dolayı kendini bu kadar sorumlu hissetme bence..ki zaten aldığın eğitim içinde bulunduğun çevre emin ol sen istesen bile bu sözü tutmana engel olacaktır--bana kalırsa iyi ki--..bir gün bizler de şu karışık kafalarımızı bir kenara koyup kendimize göre tanrıyı dini vs. tanımlayabileceğiz eminim..ya kafa şişiren rehberlik uzmanları gibi konuştum aheueh ama öyle hassas bi konu ki bu napiim..
ama çok dogru soylemissin gerçekten hele son soyledigin "karisik kafalarimizi bir yana birakip", gerçekten çok dogru.
Yorum Gönder