Perşembe, Temmuz 27, 2006

babam bugün beni yanına çağırdı. "kızım ne olacak senin bu halin?" dedi. ben de anlamamazlıktan gelerek "hangi halim?" diye sordum. yüzünü acı bir ifade kapladı, bana sevgi ve acımayla karışık baktı. kafasını iki yana salladı "ah kızım, dedi, bize hiç güven veremedin. hep korunmaya muhtaç gibisin. arkadaşlarına, bize, kendini hemencecik teslim ediveriyorsun. hiçbir işini sen kendin yapmıyorsun. etrafına bakmıyorsun. bir gün sana bu halin yüzünden yolda araba çarpacak, öleceksin diye korkar oldum." ben de başımı eğdim. devam etti "çok iyi bir insansın ama bir türlü büyüdüğünü gösteremedin bize be yavrum." dedi. aileleri çocuklarının hayta olamsından çok üzen bir şey varsa bu da çocuklarının pısırık olmasıdır. hele çocuklar erkekse daha büyük bir utançtır bu. fakat bizim evde kız erkek ayrımı yapılmıyor, benden de bir erkek çocuktan beklenen şeyler beklenebiliyordu. bunun başında açıkgöz olmak geliyordu.

oysa olnuyordu. değişmem için epey bir değişmem lazımdı, oysa ki ben halimden memnundum. kendi küçük, bulanık evrenimde yaşamım sürüp gidiyordu. rahatsız edilmek en son isteyeceğim şeydi.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

bulanık evrenden bende de var bi tane, ama eskidi.