Pazartesi, Mayıs 31, 2010

şu günlerde birçok kişi bana türlü sıradışı cinsel macerasını anlatıyor. bunun için niçin beni buluyorlar onu da anlamıyorum. alnımda "gelin ey gelin, ben sizi kınamam." mı yazıyor anlamadım. asla ve asla yapmayacağım, cinsel ahlak açısınan uygunsuz bulduğum şeyleri yapıp yapıp sonra gelip bana anlatıyorlar.

dinliyorum, sanki anlattıkları çok olağan şeylermiş gibi kafamı sallayarak dinliyorum, sonra onlara elbette isteklerin çok önemli olduğunu, ama geleceği düşünerek hareket etmelerini, sonradan kendilerini ve bilhassa başkalarını üzecek hareket ve skandallardan kaçınmalarını, temkinli olmalarını ve en yakın zamanda aşkı bulmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. pek dinlemiyor, ille bildiklerini okuyor sonra da onay bekliyorlar. ben de onaylıyorum. ne yapalım, demokrasi böyledir.

geçen gün aklıma bir şiir geldi. teoman'a şarkı sözü olarak satmayı planlıyorum:

sevişmek bir ödül müdür seni sevene?
yoksa bir yol mudur ulaşan sevilene?
fakat kimi sevdiğin ne belli?
ve kimin seni sevdiği ne malum?
kişinin kalbi bozuk bir pusula
hep ayrı yönleri gösterir insana
aksın bacaklarından oluk oluk,
milyonlarca doğmayacak çocuk.

son iki dizeyi teoman'dan çalarak şiirime ekledim, bence şiirime bu dizeler çok yakıştı.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

ezgi seni surekli ozluyorum. altta yazmam gereken harfler de "brules" oldu.

ezgi dedi ki...

bebeğim seni çok yakışıklı, varlığından henüz haberdar olmadığım, gizemli bir hayranım olarak tasavvur ettim. inşallah kızmazsın bu duruma. ayrıca zenginsin.

yoksa dostlarım benim için önemli değil:)