bugün hürriyet gazetesinin pazar ekinde papanın daha önce söylediği sözleri 0kudum. çoğuna hak verdim. şimdi düşünüyorum da aslında dindar biri oluyor ve diyor ki mesela "ben evlilik öncesi sekse ve herkesin ahlak anlayışının kendine olmasına karşıyım." sen kıyametleri koparıyorsun, cahil, örümcek kafalı vs. neden çünkü aslında sen zamanında hakim olan bir görüşü benimsemişsin, 21. yyda savunulan düşünceyi kanun gibi görüyorsun, dindarlığı küçümsüyorsun. halbuki dindarlık da diğerleri gibi bir görüş. ve bence çürütülebilecek bir şey değil. bu aynı bir zamanlar bütün herkesin aynı şekilde arabeski küçümsemesine veya ırkçı söylemelere göz yummasına benziyor. işte, herkes aynı anda diyor ki ıyy oruç mu tutuyorsun, ıyy namaz mı kılıyorsun. oysa insan fikirler arasında kendine en yatkın olanı seçiyor, bu da her zaman günün modasına uymuyor.
her neyse, papanın fikirleri beni düşündürdü ve en sonunda bu konuyu düşünmemeye karar verdim. yorucu işler. bu sabah sibel alaşın adam şarkısı radyoda çıktı. güzel bir şarkı. benim geçen sene adam adında bir tanıdığım vardı, aynı, yazıldığı gibi okunuyor. yalnız macarlar ikinci a'yı birazcık ince ve bastırarak söylüyorlar, kulağa hoş geliyor. ben günün gençlerinin modasından nefret ediyorum. mesela benim kullandığım bu iğrenç uslup günümüz gençlerinin ağzına bir nebze yaklaşır. oysa tüm bunlardan bağımsız olmak isterdim.
bir sorunum daha var, milyonlarca sorunum arasında sadece bir tanesi. zamanımı iyi kullanamıyorum, hayatımı organize edemiyorum. kendi evimde yabancı gibi yaşıyorum.
bir de fikirlerimden hiç emin olamıyorum. fikirlerim çok ama çok sık değişiyor. bir başkası karşı bir fikir öne sürdüğünde hemen hak veriyorum.
ben hep intihar ettiğimi, televizyonlarda bu sayede göründüğümü ve herkesin arkamdan ağladığını düşünürdüm. bu hayali 9 -10 yaşımdan beri kurarım. oysa bugün bu olayı başkalarıın açısından değil de kendi açımdan düşündüm, bir tabutun içine girmek kimbilir nasıl bir şeydi. üstelik sonra seni toprakla örtüyorlar. ben ölürsem ölümü denize atmalarını isterdim, ya da çimenlik, güzel bir yerde bırakmalarını. fakat herkes böyle isterse dünyada çürüyen cesetlerden dirilere yer kalmazdı. demek ki çoğumuzda olan tabut korkusunun kaynağı olan tabuta koyulmak, ortaya çıkabilcek pratik sorunlardan doğuyor. yaşayan insanlar bencilmiş o zaman. ya da böyle olması gerekti. doğurmasınlar o zaman o kadar. ben mi diyorum doğurun diye. çocuklarını sevdiklerine de inanmıyorum onların. saçmalamaya başladım. şu ahmet altan da ne kadar kendinden emin. onun tanrısı yazarlar çalışırken başlarını okşayan, kadın memesini gösterip "işte bunları ben yarattım" diyen bir tanrıymış. iyi de, kesin düşüncesini bir filozofa, bir yazara dayandırıyordur. bu gibi adamlar hep "ben demiyorum c.c.t. tessiot demiş." der. ve hep kesin doğruları bulmuşçasına rahattırlar. gerçi hangimiz öyle değiliz ki?
3 yorum:
modayı kendi yaratabilir insan bana göre, şöyle ki o an yapılmayan yadırganacak bir şeyi ısrarla yaparsan yandaşların olacaktır zamanla.
ahahay emirin dediğini yaparsan sadece yandaşları olan bir radikal olursun, benden söylemesi:) ayrıca hay allahım, niye emin değilsin ki, yeterince üzerine düşündüğün bir konuda kendine özel, değişmeyen ve sonuna kadar emin olduğun yanlışları yaratabilirsin.
hadi bak, sana güveniyoruz, yanlışlarını sonuna kadar savun, yazının başındaki gibi yitip gitmesin bütün hataların...
onurcan abi siz misiniz? merhaba. tamam, yanlışlarımı savunuyorum tabi ki :) bu arada yandaşları olan radikal olma fikri de fena değilmiş.
Yorum Gönder