Pazartesi, Ekim 23, 2006

odam fildişi beyaz karışımı bir renge boyandı, eski mavi renginden sonra çok iç açıcı ve temiz. dantelden bozma bir perde dikti annem. sonra bir masa koyduk, çalışma masamın dışında, çalışmadığım zaman üstüne dantel masaörtüsü koyuyorum üstüne de test kitaplarını koyuyorum. duvarlardaki posterleri filan çıkardım, şimdi ferah görünüyor. süslü karakterli bir oda değil ama içinde yaşanılabilir.

kitaplarına gözü gibi bakan, tozunu alan, dikkatlice okuyan, notlar alıp satır altlarını çizenleri anlamıyorum çünkü benim kitaplarım kırış kırıştır, hiç de öyle dikkatlice okumam, bir orasından bir burasından okurum, hoşuma gitmeyen yerleri atlarım, dayanamam sonunu okurum, bitirmeden bırakırım kısacası kitaba her türlü saygısızlığı yaparım. çünkü başkalarının uydurduğu bir şey sonuçta kitap dediğin. çoğu kurmaca. hayatta daha güzel şeyler var, mesela seyahat.

geçen gün arabada radyo dinliyordum ve canım acayip şu şarkıları çekiyordu: ispanyolca obsesyon adlı şarkı, beautiful adlı kimin söylediğini bilmediğim hip hop şarkısı (klibi rioda çekilmiş hani), beyonce'den check up on it adlı şarkı. bunlar ya da kıpır kıpır cazır cazır buna benzer şarkılar. ne yazık ki radyo iğrenç gerizekalı amerikan tipi piyanolu şarkılar çaldı ve ben bu şarkıları hiiiiç sevmem, hele hele mesela we are the world we are the children bunun yerine şöyle danslı manslı latin ya da zenci şarkılarını severim.

2 yorum:

Emir Bey dedi ki...

iyi bayramlar!

sinirkoyu dedi ki...

teşekkür sana da