yine uykuma döndüm. geçen sene sosyalleşmek istemediğim zamanlarda uyurdum, bir şeyden kaçmak için, yapmak zorunda olmaktan kurtulmak için hep uyurdum. yaşamın küçük zorlukları gözümü yıldırıyordu. bu sene de uykuma başladım tekrar. bu sefer daha sıkıcı işlerden kaçıyorum, çalışmak vb şeylerden ama aslında her şeyde bir bunalmışlık, zevk almama var. pek eğlenceli değil tabi. bugün derste uyuyordum, ilk ders bitti, ikincisi başladı. ben uykumu almıştım ama kalkmak istemiyordum, kalksam, uyansam, bu koca, lahana turşusu tadında şeyin neresinden başlayacağımı bilemediğim için uyumaya dvam ediyordum. ders o kadar cıvıktı ki sevil bana gel kucağımda uyu dedi, ben de yattım. okul biterken esneyerek uyandım e.t. yanımageldi yüzümü öpücüklere boğdu ve "neyin var kim canını sıktı neden sıkıldın söyle" diyordu. ağzım koktuğu için ağzımı açıp cevap vermedim. başım acayip ağrıyordu. her şeye cevap ver, her şeyi kontrol altında tut. pek bana göre işler değil. kendi uslubumdan acayip sıkıldım. kendimden değil ama. sessiz kaldığım zaman iyi oluyor. söyleyecek bir şeyim olmadığını anlıyorum ve susuyorum. böylece sadece oturur yalnız dolaşır, kahve içerim, sessiz ve sakin.
bugün derste şarlonun filmini izledik. bunun dışında palto diye bir öykü okudum. parfümün dansı kitabının önsözünden etkilendim. dünyda en güzel şey zevktir gibi bir anlam çıkardım. bunun doğru olduğunu kabul ettim, ve ekendime eziyet ettiğimi de.
dandirik düşüncelerimden ne anlıyorsunuz anlamıyorum be. sıkıcıyım, öyleyim. ne yapalım?
2 yorum:
"Hepimiz Gogol'un paltosundan ciktik"
:)
:)evet ama çok acımasızmış o gogol be okurken dedim ki "bu kadar mı insafsız olunur o zavallı adama kardeşim?" içim cız etti okurken okumayacağım bir daha öyle öyküler
Yorum Gönder