Pazartesi, Ağustos 21, 2006
trak'a sordum, dedim ki: "A'yı arayayım mı?" yüzü alaycı şakacı ve tatlı ifadesine büründü. dudaklarını büzdü: "ara ara, dedi. eğlenceli olur. bakalım ne yapmış?" bu kızın her şeye yaklaşımı böyledir. böyle bir umursamamazlık hali, son aylarda bana da bulaşan mı diyeyim, gülüp geçerlik havası var. ben de "hadi bakalım" diyip aradım A'yı. ararken nasıl olsa telefonunun kapanmış olacağını düşünüyordum. ama açtı telefonunu. "kim o?"dedi anlamayarak. ben de kıkıdayak "ben ezgi." dedim, onca günden sonra eninde sonunda aramış olduğuma gülüyordum. "aaa" dedi. şaşırmıştı ama biraz sevinmiş gibiydi. "ne yaptın?" dedi. "arkadaşlarımla tatle gittim. sonra ailemle gittim. şimdi dershaneye gidiyorum." dedim ve dershanenin ne olduğunu açıklamaya başladım: "haftasonları gidilen bir okul." dedim, kendi çaresizliğimle alay ederek. telefonun öbür ucundan bir kahkaha geldi. "iğrençmiş." dedi. işte biz böyle yeni nesilden iki genç, her şeye iğrenç demeyi marifet sayarak alay ediyorduk okulla, dershanelerle falan. fakat ben sesini duymaktan çok memnundum. "sen ne yaptın?" dedim. biraz durulmak için artık günlerini ailesiyle geçiriyormuş. "seni ararım ben yine" dedim, dediğime de hemen pişman oldum. düzeltmek için devam ettim. "çok sık aramam tabi, zaten pahalı." dedim. "merak etme, ben de seni ararım" dedi de, ben bunun yalan olduğunu tabi ki biliyordum. "bana verdiğin msn adresi yanlış çıktı" da diyemedim, beni aramayacağını yüzüne de vurmadım, "tamam" diyerek ve ona hiçbir zorunluluk yüklemeyerek kapattım telefonu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
kibar bir davranış :) takdir e şayan :)
Yorum Gönder