Cumartesi, Ağustos 19, 2006

içkinin su gibi aktığı gecelerde


"selam, ben sarhoşken insanların ne demek istediklerini anlayabiliyorum biliyor musunuz? hem de hangi dilde olursa olsun. anlatacağım size şimdi. bir keresinde panamalı bir kız, ben kostarikalı bir çocuk, ve daha bir sürü kişi, oturmuştuk ve o sert belçika biralarından içiyorduk. sonra panamalı kız sanırım adı hulya mıydı neydi ağlamaya başladı neden diye sordum sonra anladım ki memleketine döneceği için ağlarmış. işte sonra benimle almanca konuşmaya başladı. ben almanca bilir miyim bilmem ama anlıyordum bir de almanca yanıtlar veriyordum ve kız da beni anlıyordu tabi zorlandığım yerlerde fransızca konuşuyordum ama sonuç olarak kızın derdini anlamıştım. oradaki arkadaşlarını sevmiyormuş, kostarikalı olmandan ayrılacağı için üzülüyormuş. ben de dedim ki "üzülme, iyi insanlar, sana göre insanlar her yerde olacaktır." yiğit diye bi çocuk vardı, o da bana dedi ki "sen almanca biliyor musun?" ben de "hayır" dedim, tabi bilmiyorum yani ama şimdi doğruyu söylemek gerekirse bizim almanca dersimiz vardı haftada bi saat (orta birde mi ne) ama taaa kaç yıl önce ve ben unutmuştum tabi yine de içkiyle beraber unuttuklarımı hatırlamış ve bülbül gibi şakımaya başlamıştım içkinin mucizevi etkisiydi bu. sonra orda bir çocuk vardı bana hep "küçük kız" diyordu çocuk da yakışıklıydı, keyfime diyecek yoktu.

gelelim bu yazıyı yazma sebebime, ana fikre, hüzünlü kısma. sarhoşluğum geçince o mutlu halimden hiç eser kalmamıştı ve ben çok yorgundum üstelik etrafımda ispanyolca konuşuyorlardı ben hiçbir şey anlamıyordum aslında onları da bir daha da görmeyecektim çünkü benim arkadaşım değillerdi onlarla da tesadüfen birlikte olmuştum ve yollarımızı ayıracaktık dün dertlerine ilgi duyduklarım bugün benim için önemsizdiler ve ben yine mutlak yalnızlığa gömüldüm."

-vay be bu ne havalı yazı kız? mutlak yalnızlık filan?
-hızlı gazeteci olacağım.
-olamazsın. neden mi? tanımıyorsun. rock gruplarını tanımıyorsun. müzikten haberin yok.
-o da zamanla oluverir.

4 yorum:

Emir Bey dedi ki...

hızlı gazeteci :)))

Elsa dedi ki...

hayallerinden bahseder gibi, abartarak süsleyerek allandırıp pullandırarak yazıyorsun en ufak bir şeyi bile. normalde ben sevmem fazla, ama seninkiler güzel oluyor, hoşuma gitmeye başladı yazıların :)

sinirkoyu dedi ki...

ya anladım galiba ne demek istediğini, öyle yazıları ben de sevmem ve benim yazılarımın da zaman zaman ve hatta çoğu zaman öyle olması hiç hoşuma gitmiyor. yani okumak güzel oluyor ama ana fikri yok, hatta bir fikri bile yok, sadece bir ya da bir kaç görüntüyü anlatıyor diye düşünüyorsun herhalde. tabi ki öyle ama yazarken beni çok eğlendiriyor, yani bu tip yazıları bir şey anlatayım diye değil şöyle komik bir cümle kurayım, şöyle çeviri roman uslubuyla bir laf edeyim diye yazıyorum ve zaten yaşım da az olduğu için ve ilgi alanlarım kısıtlı olduğu için aksini çok sık yapamıyorum ve yapmak pek istemiyorum. bu ufak şeylerin arkasında saklı büyük şeyler yok tabi. var, o da kendim işte, kendimi anlatıyorum sadece, huylarımı, alışkanlıklarımı.

ya emir bey ben seneye senin ünibersitene ve senin bölümüne gelmek istiyorum galiba. sen çok çalıştın mı?

Emir Bey dedi ki...

bizim zamanda öss vardı çok şükür :)) kafanın çalışması yetiyordu senin yerine :) ama sanırım yine de çalışırsan yaparsın zor birşey değil :)) biz de artık sana yardımcı oluruz :)