bu akşam da çalışamayacağımı, dershaneden verilen ödevlere bakamayacağımı bile anladıktan sonra içim rahat rahat yazıyorum. geçen gün kapalıçarşı'ya gittim. oradan kendime bir yüzük beğendim fakat fiyatı bana pahalı geldi. ne olurdu babam beni bir gün alışverişe çıkarsa, bana yeni entariler, yüzükler, bilezikler alsa. ayakkabımın tekini kaybettim.
ezgi trak bir gün dedi ki aslında bu türden ayrılıklar, zorunluluklar yüzünden aşkın bitmesi, insanın sevdiği yerlerden ayrılması insanın hayatında gerekli ve önemli bir şeymiş. kaderi devreye sokan bu gibi olayları sevimli buluyormuş ona hak verdim. ama bence benim hayatımda böyle şeyler yok. aslına bakarsan benim hayatımda pek bir şey olduğu söylenemez.
mesela 19 ağustos 9 temmuz arasında sevmiş olduğum çocuğu bir daha hiç göremeyeceğim ama bunu bile çok önemsiz buluyorum. bir başkası ayrılmış olsaydı benim yerime üzülürdüm onun yerine. ama sanki başkalarına yakışan olaylar benim üzerimde eğreti duruyor.
mesela anne olmak istiyorum. buna hazır olduğumu biliyorum. ruhen ve bedenen en olgun dönemimde, annelik için en uygun yaşta olduğumu biliyorum. bir bebeğe çok iyi bakabileceğimi biliyorum. bana bunu içgüdülerim söylüyor. benim için çocuk diyorlar ama aslında hiç öyle değil. kendimdeki gücü biliyorum. fakat etraf o kadar caydırıcı ki içimden potansiyelimi kullanmayı denemek bile gelmiyor. dün kendimi sırf bu yüzden banyomuza kilitledim. yere uzanarak kitap okudum orda. ailemi dışarıda bıraktım. bunları yazarken bile gözlerim dolu dolu oluyor. haydi ben gidiyorum artık. güle güle.
6 yorum:
banyonun duvarları ne renk? merak ettim.
sen neden hala böyle değişik bir ruh hali içindesin bakayım ? keyifli görsek seni hiç de fena olmayacak :)
gitmeyip biraz daha yazsaydın keşke... annelik içgüdüsü bana da oluyor bazen, doğurasım geliyor!
banyonun duvarları dur bakayım, açık pembe mor arası fayanslarla kaplı pek güzel bulmuyorum ben.
ya yok emir bey, ben iyiyim merak etme sağol. bilmem ki moralim iyi olduğu halde neden böyle yazıyorum artistik yapmak için galiba.
ya evet, gerçekten içten gelen bir şeymiş demek ki bu annelik.
hey hop.
durun.
o dediğiniz olay 24 - 25 yaşında başlaması lazım. daha yaş kaç kuzum?
durun hele.
ay ebet ebet!!!ben de çocuum olsun istiorum!!cidden eer yurtdışında olsaydık msl koruyucu anne olabilirdik 18imizi geçer geçmez evli olup olmamamız fln farketmes..ne gzl olurdu:(
Yorum Gönder