hayat ne kolay olurdu. sosyete içinde, hayir o sosyete degil seni frenk ozentisi, toplum, top-lum. neyse, toplum içindeki yerimi korumaya bu kadar dikkat etmeseydim. kuçuklugumde çok kitap okumustum -artik okumuyorum- bundan olabilir mi? teoman'in sarkilarini hatirlayin, ordaki kadinlar kulaga ne hos gelir, ama oyle davranan kadin var midir? olsa da ben ona gulerim. camin bugusuna hosçakal yazmak zorunda misin?
diane lane bir filminde muhtesem bir italyan erkegiyle sevistikten sonra evine gelip siyah kombinezonuyla dansediyor, sevinçle: tanrim, hala çekiciyim, hala çekiciyim. hala çekici oldugunu bilmekten alinan zevk nasil bir zevktir?
oysa saf insan boyle midir? hayal kurup kurdugu hayaller içinde kendini bir yere oturtup bundan manyakça zevk almaz. gun isigindan hoslanir, yururken aptalca seyler dusunmez. ve hayat onun için iyidir. beklentilerle ve manyakça seyler uzerine kurulmus romanlardan alintilarla degil, dogrudan maddeyle ilgili. sicak hosuma gider, midemin dolu olmasi hosuma gider. annemi severim, o olmazsa yanimda benim için zordur. evet, bu. bunu yapmak pek zor olmasa gerek.
1 yorum:
saflığın güzelliğini güzelce "ignorance is bliss"le açıklamadan önce -ki reelde sonra oluyor- şunu demek istiyorum; Dexter izle bi şekilde bulup. bir seri katilin sosyal yaşamda belli olmamak/dikkat çekmemek daha doğrusu normal görünce çabaları vs. mükemmel bişi.
Yorum Gönder