Pazartesi, Ekim 03, 2005

yetiskin bakisiyla yuzumun betimlemesi

"sevmek heyecan verir,
sevilmemek uzuntu
sevilmek mutluluk verir,
sevmemekse sikinti"

boyle filozofça laflar eden bir babanin ozlemiyle ozdeslesmis, kirmizilasmis gozlerine ragmen hala safligi bozulmamis bir yuz tasiyorum. bogaz'in derin sularini, amasra'da balikçi lokantalarinin sen kahkalarini barindiran, safligi bozmaya yonelik egilimlerin (kimilerine gore geç kalmis egilimlerin) daha da safdillestirdigi, siyah goz makyajinin veya dun gece uyumamis olmanin degistiremedigi (ne yazik), buna ragmen her su serpiste berraklasan bir yuz bu. evden yeni çikmis olmanin heyecanli gulusu ve yuvarlak gozlerin verdigi sut çocugu ifadesi, daha dunyayi tanimiyor oldugunu ele veriyor yuzun sahibinin, yazik. itici bir dargoruslulukten ote kafasi karisik, sevecen bir dindarlik tasidigini goruyorum. piercing yaptirmaya korktugunu anliyor ve guluyorum. kendimi bir yetiskin edasiyla seviyorum. zeyneple açik havada sen kahkahalarla guluyorken ayni seyleri onda da goruyorum. bir sarilisin izlerini goruyorum onda. mutluyum. bunu kaybetmek istemezdim. çocuklar gibi seniz simdi.

Hiç yorum yok: