Salı, Temmuz 19, 2005

sahtekar sevgi böceği

bazı insanlara biraz aşığım. duyduğum sevgi aşkla karışıyor.

bir kızla konuşurken gözlerim parlıyor, eğer benden güzelse ondan çekinebiliyorum. sanki dünyanın en güzel varlığı oymuş. ona olan yakınlığımı ona anlatmak, onun sevgisini kazanmak istiyorum, coşkulu oluyorum böyle anlarda. utangaçsam eğer, kendimi taşralı, basit bir kız gibi hissediyorum ve tutuklaşıyorum. ve karşımdaki kişi, kız ya da değil, yüceldikçe yüceliyor, bense alçaldıkça alçalıyorum. eğer çekinilecek biri değilse, anaç ve sevimli oluyorum. en son sevdiğim birine bunu dedim: ben sana aşkla karışık bir sevgi duyuyorum. ve hemen ekledim: tabi, yanlış anlamazsan. güldü, ama yanlış anlamamıştı, ve ben çok mutlu oldum. tabi bunu söylemek bazen sevgiyi öldürebilir. hassas bir konudur bu. bazılarını severiz, fakat bazılarını aşkla karışık severiz. sevgilimizin kıskanmaması gerekir.

aşkla karışık sevmek, belki, yalnız yüce bir kalbe mahsustur. ya da şu daha geçerli olabilir:

''komşumuzu sevmemiz, kendimizi kötü sevmemizden gelir. sen kutsanmıştır, fakat ben daha kutsanmamıştır, bu yüzden benden kaçar sana koşarım ben.''

beni yüce değil, ezik yapan da bu zaten.

Hiç yorum yok: