dün sabah kalkınca "evet, şimdi meditasyon yapıyorum" dedim. o sabah an an kim olduğumu unutacaktım. kantinde oturup denize baktım, gün ışığını, kedileri gözlemledim. diyafram nefesi alarak öylece beynimi boşaltmaya çalıştım. "problemlerim" dediğim şeylere mesafe almaya çalıştım. adamın dediği gibi: "şu an ne problemin var? most people can't answer that."
tabi ki çok süremedi:) eve gelince mecburen ticaret çalıştık. ilk gün 20 sayfa. ertesi gün yine 20 sayfa. ama şu an kaç sayfadan sorumluyuz? 310 filan herhalde. usul dersine sadece 1 kere girdim. idari yargıya yarım. karşılaştırmalıya (tam adını bilmiyorum) sıfır kere girdim. eşyaya 1. ticarete 2. borçlar özele 4. bak onda iyi yapmışım. ve aylar oldu okul açılalı... peki ne yapıyorum? dizi izliyorum. dışarı çıkmadan, sadece dizilere bakıyorum. sonra uyuyorum. hiçbir suçluluk duymuyorum bunları yaparken. dışarısı nasıl bir yerdi, gece dışarı çıkmak nasıldı bunları unuttum. hiç de özlemiyorum. arada kitp okuyorum, gazete okuyorum. ses tellerimde nodül çıktığı için konuşamıyorum da. hep bir alemlerdeyim. böyle kafaca konudan konuya gezen. vizelere çok az kaldı. bir şey yapmak lazım. bir şey, bir şey! o usul nasıl öğrenilecek? tam ezber. hiç de havamda değilim yani.
1 yorum:
sevgili ezgi hiç üzülme yalnız değilsin
ben de seminer hazırlayıp bir yayınıda hazırlamam lazım
aklımda dün geceki nöbet hastaları
aslında ben kitap olumak,yazı yazmak ve gezmek istiyorum
ya yalnız değilsin
gülay
Yorum Gönder