Pazartesi, Kasım 23, 2009

sevgi içimde bir duygu olarak var, evet. fakat bir duygu, taşkın bile olsa ne işe yarar? olan şeylerin, olayların dünyasında neyi değiştirir? benim bir şeyi sevmem, ona sevecenlik göstermem o şeyin durumunu ne kadar değiştirir?

kaldı ki içimdeki sevgiye ve gösterdiğim sevecenliğe inancım yıllarla beraber azaldı. "allaha inanmayanların yaptığı iyiliğe inanmayın." cümlesini okuyup benim için yazıldığını düşünerek üzüm üzüm üzüldüğüm zamanla beraber başlayan bir azalma süreci. o zamanlar bu tip şeylere üzülecek kadar genç ve duyarlı oluyorsun tabi. allaha göstermek ve insanlara göstermek arasında tatmin farkı var olmalıydı, birincisi kendine göstermekten de öte bir şeydi.

bende sevgiden çok doğru olanı yapma isteği olabilir. ama olmuyor işte yahu. tüm sevecenliğinle kollarının arasına almak istiyorsun tam olarak alamıyorsun, unutuyorsun ya da kaçıyor. her şeyi yapsan birini unutmuş oluyorsun, ne yapsan çevreyi kirletiyorsun, tüm önlemlerine rağmen hamile kalıyorsun, çocuğa bakacak durumda olmuyorsun, ev hayvanını öldürüyorsun. öfken, tembelliğin, bir de ifa imkansızlığın, objektif, sübjektif tüm nedenler seni tutuyor. tüm bunlar en sonunda kayıtsızlıkla sonlanıyor, sonra sen anlıyorsun ki tüm o sevecenlik makjaymış. o oğlana göstediğin sevecenlik de sadece onu istediğin içinmiş. böyle bir şey olabilir mi?

2 yorum:

Adsız dedi ki...

bu biraz bildiğimiz kelimeleri cümle içinde kullanalım gibi olmuş ayrıca ben bu kadar hamileliğe takıntılı bir insan görmedim kaktüs

sinirkoyu dedi ki...

ayy deniz avcı bi sus be. hayatın beni bozmakla geçiyor.