yazmamamın nedeni binbir soru döneminin tekrar beynimde ve bedenimde başlamasıydı. boş işlerle uğraşmak pek istemedim, blog da biraz boş bir iş hani itiraf etmem gerekirse. bunun yerine evde kara lahana sarması, hünkar beğendi yaptım. ve düşünüp duruyordum. huzurum kaçmıştı, hani hiç huzurum olduysa. yararlı bir soru dönemi olmalıydı bu. alnımın akıyla işin işinden çıkmalıydım. daha anlamlı, daha mutlu bir kişi olarak. dikkatinizi çektiyse, daha zayıf, daha güzel, daha sosyal vs demedim. zaten dünyada yaşayabileceğim ne varsa tattım gibi hissediyorum kendimi. ama yine de bu arada içim biraz bayıldı, bunu da saklamamalıyım. her neyse. sadece güzellikle uğraşıyordum birkaç hafta önce farkındaysanız. sadece daha güzel bir dünya istiyordum. her şey bana daha alımlı, daha güzel gelsin istiyordum, tek derdim buydu.
örneğin istiklal caddesi. çok klişe olacak ama ben okula 2002 yılında girdiğimde istiklal caddesi daha güzeldi. daha bir eski tipliydi. şimdi yol yürü yürü bitmiyormuş hissi veren mermerimsi taşlar, kalabalıklaşan cadde, açılan yeni dükkanlar, yok, artık çirkin geliyordu bana. ama okul bir güzellik adasıydı. hiçbir fikri içinde barındırmayan saf bir güzellik. ya da birçok fikri içinde barındırıyor ama belli etmiyordu. böyle bir güzellik meşru muydu? işte bu soru sorgu döneminin konusudur. şifreli konuştuğumun farkındayım ama ancak bu kadarını söyleyebiliyorum, yetinmek zorundasınız, malesef. yeni okulumda ise bir kör göze parmak güzelliği var. resim gibi bir boğaz köprüsü. neymiş, oh ne güzelmiş, insan daha ne istermiş. sırf bunu dedirtmek için... yanlış anlamayın, biliyorum ki şükretmek en büyük erdem. ama insanların yaptıklarına kızıyorum bazen. arkadaşım anlıyor ama bunu. o da sevmiyor manzarayı. biz de onun etüt ablası olduğu eski okula gittik. koltuğun üstüne uzandığında yüzüne yaprakların arasından süzülen güneş vuruyordu. "işte bu! dedim, işte bak bu kendi içinde güzel." biliyorum, burda güzellik bulmak hiç zor değil. herkes bulabilir böyle bir güzellik. canım, ille zor olmak zorunda değil. başka bir şey de olabilirdi. ne bileyim yahuu. aman. işim mi yok.
zaten dedim ya, o güzellik dönemleri geride kaldı. her şeyi bırakıp arkanızda kaçmak istiyor musunuz? dürüst olabileceğiniz bir yaşama doğru, kendi kaypaklığınızdan uzağa, kaprissiz bir yaşama yol almak? işte orda sonsuz iç rahatlığı var ama nasıl? ben bunu yapamıyorum. ama belki yapabilirim. istersem, tüm yaşamım değişebilir. doğru bir yönde değişebilir. korkuyu geride bırakarak.
3 yorum:
ben de çoğu zaman benzerlerini yaşıyorum. çelişkiye düşünüyorum. hırpalıyorum kendimi. a biliyorum ama bir yanlış var bir yerde. bulsam. rahatlığa kavuşsam.. oldu zannederken, yanıldığımı anlamak daha çok dokunuyor. iyi anlatmışsın.
hem ben artık enciyim. yanlış etiketlemekten men ederim sizi.
ah be güselim ça sert à rien de vouloir de te jeter dans la vie sans ailes comme ça. J'ai fait et voilà que je souffre! Pars pas de là meme si je sais très bien que t'as envie de t'envoler avec tes propres ailes. Quand tu pars on te casse tes ailes. Tu pars pour t'envoler et que au bout d'un moment t'as plus d'aile!
yalnız kendim çalıp, kendim oynuyorum. 2 haftaya yakın süre geçiyor, hala yazı yok.
Yorum Gönder