semiha aydın apaydın'larla(takma ad bu) dolu bir özgeçmiş, sahip olduğum ender şeyler arasında. özgeçmişimi şu yorgun halimle yazmak iyi değil aslında ama. belki bir gün lazım olur diye, her insanın özgeçmişi internette bulunmalı.
ben 18 yaşındayım, (ilgilenenlere duyurulur) şimdi çok serpilip güzelleştim ama o zamanlar acınası haldeydim. semiha aydın apaydın (gerçek adını verirdim ama yakışık almaz) hayatımı cehenneme çevirdi. o beni yıkıntılar arasında bıraktıktan sonra, bir özür mektubu bıraktı geriye ama bende çoktan bazı huylar baş göstermeye başlamıştı. ne gibi huylar mesela? ayna karşısına geçip daha takdir edilesi olduğum günlerde vereceğim pozları, yapacağım röpörtajları hayal etme huyu bende semiha aydın apaydın döneminde başlamıştır. o zamanlar 11 yaşındaydım. 14 yaşına kadar bu dönem devam etti. semiha aydın apaydın'la geçirilmiş koskoca üç yıl...
semiha aydın apaydın şişmanlığımla alay ederdi. söylediğim en basit sözleri alayhimde kullanır, beni küçük düşürürürdü. tahtaya adımı yazar, sonuna da "...'yı ...mışlar" yazardı. sevdiğim çocuğu elimden aldı da, elimden almak denemezdi buna ya neyse. semiha aydın sarışındı ve aslında güzel müzel değildi. fotoğrafını koyardım buraya ya neyse. ondan hala tiksinmeme rağmen yakışık almaz bu.
bende bir hayal daha vardı, imkansız bir hayaldi bu. bir gün sınıfa bir beyaz perde getirmelerini istiyordum. orada gelecekteki hallerimizi yansıtacaklardı, ben çok iyi durumda olacaktım, böylece aklanacaktım.
semiha'dana nefret ettiğim için ona bir şarkı bile yazmıştım. bir gün semiha bana bir mektup verdi. apaydın'ın kendi elinden çıkmış bir özür mektubuydu bu. bir şey diyemedim. kalakalmış bir şekilde "ne önemi var" diyordum. belki de akıllı bir kızdı.
semiha dönemini liseye geçince de atlatamadım. içimdeki fırtınalar nispeten durulmuştu. burası daha, çok daha iyi bir yerdi. bana sataşan, semiha aydın gibi benimle uğraşan kimse olmamıştı daha. geceleri okulda kalıyordum. insanları, hayatı keşfetmeye çalışıyordum. daha başka şeyler düşünür olmuştum. kitap okumam azalmıştı. arkadaşlarım artmıştı. sakindim yine de, sessiz geçiyordu günler. semiha aydını hiç görmedim.
sonra yurtdışı geldi. trenler, içkiler, geziler derken hayatım da tamamlanmış oldu. bunları kimbilir kaç kez amlattım. ama belli ki semiha'yı hiç anlatmamışım.
3 yorum:
"ben 18 yaşındayım, (ilgilenenlere duyurulur) şimdi çok serpilip güzelleştim"
hehuehuhaza :)) iddaalı cümleler :))
çok karizmatik :)
gülmeyecektim bu sefer ama dayanamadım :) bi dahaki sefere daha ciddi olacağım :)
ben onu şaklabanlık olsun diye yazdım zaten emir bey gülebilirsin.
Yorum Gönder