Pazartesi, Eylül 04, 2006

gençlerin şiir yazdığı dergiyi aldım. anlaşılması güç görünen bir şiire baktım. biraz çözmeye çalıştım. sonunda işi kavradım. kızın teki onu sevmeyen çocuk için ihtihar edecekmiş, onu anlatıyor.

bu sabah arabada giderken ben epey bir düşündüm. on üç on dört yaşındaki ve iyi durumdaki kızların neden bunalıma meyilli olduklarını. sonunda nedenini buldum. analarına, babalarına bir mesaj veriyorlardı. bire kere anne ve babaları, anneanne ve dedelerinden farklı olarak çocuklarıyla arkadaş olmak istemiş, ben her şeyden haberdarım, ben senden daha okumuşum, dolaysıylaaa, akşam saat dokuzda yatakta olunacak bu biir, ıspanak yenilecek, biz gençliğimizde neler yaptık, yok efendim mesela solcuyduk bu yüzden, sen bir çocuk olduğun ve biz de çok akıllı olduğumuz için sana sahip olmak ve seni kontrol altına almak en doğal hakkımız, bizim gençken sahip olduğumuz özgürlüklere sahip olman söz konusu bile olamaz, (şartlar müsait değil), olanaklara ise fazlasıyla sahipsin, mesela biz sana izin verdikçe arkadaşlarınla karusel'de buluşabiliyorsun, biz seni arabayla götürüyoruz bir iki saat sonra da alıyoruz, mesela biz çocukken okulda ticaret yapardık arkadaşlarımıza kalem silgi satardık ama tabi sen yapamazsın, sen de bodruma gidiyorsun çocuğum, gitmedin mi, daha bu yaşında seni kaydıraklı havuzlu tatil köyüne tesislere götürmedik mi....

belki de abrttım yani herhalde anne babalar bu kadar kötü kalpli değildir herhalde iyi niyetlidir çoğu ama bazı çocuklar bunu böyle sanabilkir ve okuldan kaçacak, serserilik yapacak vs cesaretleri olmadığından çareyi bunalımlara girerek kendilerini ispatlamaya çalışmakta bulurlar, adeta "bana asla tamamen sahip olamazsınız, çünkü alın, gözlerinizin önündeyim ama günden güne eriyorum, yataktan çıkmıyorum, sizinle konuşmuyorum, al bakalım, nasıl beni bir amma da yitirebilirmişsin gör" diye annelerini üzerler.

yeni nesil hep şımarık bulunur. (biraz paralı olanlarından bahsediyorum) anne ve babalar genç depresyonları için "bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu, biz yerdik tokadı bunları yapmaya kalksaydık." derler ama bilmezler ki kendi zamanlarında bunaları hazıtlayan ortam da yoktu.

yine yalan yanlış iddiaları, müthiş sosyolojik psikolojik irdelemeleriyle genç ezgi'yi dinlediniz. o ki, daha çocukluğunda doğan cüceloğlu'nu filan okuyordu, ondan almıştır bu irdeleme huyunu hasbam.

5 yorum:

sinirkoyu dedi ki...

oğlunu mu oğluyu mudenirdi acaba. bu tür yazıların sonu gelecek. daha ilginç şeyler olacak.

Emir Bey dedi ki...

oğlunu :) bu arada vurucu bir sezen aksu bitirişi olmuş bilmem anlatabildim mi? :)))

Adsız dedi ki...

bence oğluyu

Adsız dedi ki...

yaa şu ezgi bazen çok değişik şeyler yazmıyomu? ben 12 yaşında bir kızım ve genç kızlık yolundayım sanırım. etraftan gelen sözler bunlar. oysaki ben henüz çocuğum ve arkadaşlarımla sokakta ip atlamak hobilerimden. ancak yine etraftan gelen sözlere bakınca ben yaşıma göre oldukça olgun, daha çok 14-15 yaşında gibi düşünen ve öyle görünen biriyim. ama bu beni deli ediyo!!neyse çok konuştum gene ben. ne zaan ağzımı açsam sözcükler dükülüveriyo ztn.

HANNAH(12) - ALMANYA

sinirkoyu dedi ki...

aa elif nasılsın benim kardeşimin adı da elif. senin yazını görmediğim için yüz yıl sonra cevap yazdım canım. kardeşim de senin gibi oniki yaşında. haklısın, 12 yaş kötü biraz değil mi ne tam çocuksun ne tam genç kız. ama bunları kafana takma. ondört yaşında gibi düşünmen ayrıca güzel:) sence de öyle değil mi?