Pazartesi, Nisan 10, 2006
vucudumu kabullendim artik, kismen. yasli bir adam vucudunu nasil kabullenirse oyle. bir soyunma kabininde yasadim bu acikli duyguyu. mukemmellikten hayli uzak olan bu insan vucudunu horgoruyle ve kabullenmislikle suzdum: genis venus kalçalari, kisa ve siradan bacaklar, net olmayan, oldukça gerçek ve canli bir ten. begenmedim. ben, e.s., ben, bu tek, bu benzersiz kisi, nasil boyle siradan bir vucuda sahipti? hatta yer yer çirkin bile sayilabilirdim. vucudumun bana ait olmasina sasirdim. yuzumun bana ait olmasina sasirmam gibi bazen. yuzum yine bir seyler ele veriyor. gulumsedigimizde yuzumuzun aldigi sekil gibi, sadece yapiya bagli olmayan bir sey. oysa vucut oyle mi? vucut, sadece allah vergisi, oylece duran bir sey. benim vucudum da benim temsilcim degildir. bu kollar, bu bacaklar çirkinse eger, benim suçum degildir. bu yuzden yasli bir adam gibiyim iste. artik vucudumu sadece yurumeye, kosmaya, uyumaya, yemek yemeye yarayan, abartilmamasi gereken bir sistem, bir makine, bir araç olarak goruyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
bi suru somon fume yedim simdi ustelik. ne eksik?
yıllarca gereğinden fazla cılız bir bedenle yaşadım ama şimdi tüm tanıdıklarım her seferinde yeni yeni yeşertmeye başladığım ve bu cılız bedende oldukça garip(komik) duran göbeğimden bahsediyor.Şakalar, imalar, abartılar.Ama ben yıllarca azmederek,çabalayarak yarattığım göbeğimden çok mutluyum.Nasıl deforme edilebiliyorsa o günün güzellik anlayışı çerçevesinde ya da kişinin güzellik anlayışı çerçevesinde adam da edilebilir.Tabi bunu yapmak isteyenler için...Dünyayı,cümleleri ve hayatı deforme etmeyi seven bendeniz bedenin de deforme edilmişini estetik bulmaya devam edeceğim.Kabullenmek mi?! Bak bu büyük bir yalan!..Zaten varolan bir şeyi aklın sınırları içinde reddetmek mümkün mü?
Yorum Gönder