insan "hoşlandığı çocuk"la asansörde, ıssız adada filan başbaşa kalmak istiyorsa ona yazık. başka kimse olmasın istiyor, çünkü başka seçenekler varken sizin eşleşmeniz mümkün değil. diyeceksiniz ki beni yeterince tanımıyor. tanısa severdi, o yüzden ıssız adada başbaşa kalmak istiyorum. çok safsın, ayrıca yalan söylüyorsun. sana gerçekten yazık. çünkü sen sadece çok acil cinsel ihtiyaç halinde (adada) sana tenezzül edebileceğini biliyorsun, buna da razısın.
bu bağlamda ismail yk'nın yeni şarkısına değinmek istiyorum: sanane. ismail yk'yı her zaman dürüst ve açıksözlü olduğu için severim, abazanlıksa abazanlık, bunu utanmadan söylemesi, üfle filan demesi çok hoş. popçular coolluklarını bozmamaya çalışarak eski sevgililerine laf sokarken ismail yk, samimice "allah belanı versin yar" dedi. ben bu duyguyu daha rahat anlıyorum. ama bu sana ne kesinlikle benim şu şarkımın aynısı:
je veux pas t'oublier (seni unutmak istemiyorum), 2006, sanatçının kendi adını taşıyan ilk allbümü
ancak depresif aşk şarkılarında en güzeli: seni seviyorum, bu gece gir kollarıma. (bora öztoprak) bakın size üzgün aşk şarkısı yapmanın formülünü vereyim: içine biraz abazanlık koyun. ve güzel bir melodi. ama bu şarkı her şeyi aşıyor. müthiş bir şarkı. lisede bunu hoşlandığım voleyboycu çocuğu düşünerek dinlerdim. o da bazen bu şarkıyı söylerdi, sesi de güzeldi. ah ne değişiktir gençlikte hissedilen şeyler! ama daha kötüsü, bundan bir adım öteye gidememektir... bir yerden sonra insan hala geceleri ismail yk gibi kız peşinde, gündüzleri aklına bir platonik aşkı olduğunu getirerek hüzünlü takılmamalı. bu espiri kardeşimin:))
bu arada, gay pride denilen eşcinsel onur yürüşüne çoğu gazete, tv kanalı yer vermemiş, bari blog olarak verelim, çünkü inanılmaz kalabalıktı, bütün istiklal caddesi doluydu. hem de çok hoş, eğlenceliydi. mitinglerde benim gözlerim doluyor. ne mitingi olursa olsun, isterse hitler'in konuşması olsun. ama mitinge gidince ağlıyorum. burada da salak gibi ağladım. sonra bayrağın ucundan tuttum. biber gazı attılar. bu da kendini bilmez bir davranıştı. ulan polis, orda hudutlar içinde uslu uslu, şirin şirin yürüyen bir topluluk var, mal mısın? üstelik o kadar kalabalığın, hele de çocukların, bebeklerin olduğu bir yere gaz atmak ne kadar çirkin. ya bir şey olursa? sen ne hakla benim üstüme gaz atıyorsun? ben senin üstüne gaz atsam hoşuna gider mi? böyle giderse hiç arkadaşınız kalmayacak canım...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder