Perşembe, Ağustos 12, 2010

"YENGEÇ VE YAY

kısa vadede muhteşem bir deneyimdir. uzun vadede ise mücadele ve acı dolu bir ilişkidir. ateş burcu olan yay özgürlük ister. yengeç ise ömür boyu kalıcı bir ilişki peşindedir. dost ve dışa dönük yay yengeç'in özel olduğunu hissettirir ama güven vermez. yay taahhütte bulunmaz. bir iki hafta çok özel birşki yaşatır ama sonra dünyanın diğer nimetlerini keşfe çıkar (buna başka ilişkiler de dahildir.) yengeç, yay'ın gezinme ihtiyacını asla anlamaz. yaylar baskıdan nefret eder. bu iki burç aşka farklı bakmaktadır. yay sözünü sakınmaz. kısa vadede muhteşem bir aşk ilişkisi olabilir çünkü aradaki çekim yoğundur. ama yengeç başı bulutlarda gezinmeye başladığı anda işler tersine dönecektir." aşk kitabı, maria shaw


astrolojiye olan yüzeysel ilgim, genelde hem küçümsenir hem de sevimli bulunur. mesela herkesin "ayyy sen de yine başladın" diyeceğini bile bile "evet o buna kızıyor, çünkü o bir boğa" filan derim. herkes de iğrenir gibi yaparak güler. sonuçta benim lehime olur her şey. yukardaki saçma sapan paragrafı da ayrılma sebeplerimiz olarak okudum ve her defasında "ne kadar doğru" diyerek iç geçirdim. eh, yıldızlar böyle yazmıştı. okuduğum ikinci teselli edici şey de amelie nothomb'un şu satırları oldu:


iğrenç bir suç dışında insanların ilişkilerini bitirmelerini anlamıyorum. birine bir şeyin bittiğini söylemek, çirkin ve yanlış. bu hiç bitmedi. insan birini düşünmese bile, onun içindeki varlığından nasıl kuşku duyabilir? başkasını düşünen insan düşünülür.

evet bana hatırı sayılır bir iyilikte bulundun, sen beni mutlu eden ilk erkeksin, seni suçlayacağım bir şey yok. seninle harika anılarım var, ama artık seninle birlikte yaşamak istemiyorum.


fakat bu kadar medeniyet fazla geldi. insan hiç gözyaşı dökmeden birinden ayrılabilir mi? önce tabi azıcık votka- portakal içtim, sonra zeki'ye şunları dedim:


- bana bak, ben seni terk edince neden üzülmedin?

- sen kimsenin etkisi altında kalmadan karar ver diye.

- hadi ordan. dünden razıydın değil mi götoş. GÖTOŞ!! (ağlamalar filan)

- ezgi'ciğim ağlama.

- zaten gerçek giden kalandır. unutulanlar unutanları terk eder ve unutanlar sallamaz. sen! seni etrafımda görmek istemiyorum.(küçük sırlar dizisi)


sonra şunu okuyunca hak verdim:


TERK EDİLMİŞ YAY

kısa süre içinde birini bulacaktır. "olan olduktan sonra ağlamanın yararı yok" diye düşünür. iyimserdir. evrenin çok yakında ona yeni birini göndereceğini bilir... ya da flört etmekte olduğu biriyle çıkmaya başlar. onun hayatında, geçmişten kalan ve kendisine ikinci bir fırsat verilmesini bekleyen biri daima vardır. kendi istemedikçe uzun süre yalnız kalmaz.


astroloji yüzündendi hepsi. yıllardır bu mereti kıçından anlamam yüzünden kendimi kendi gözümde ana babasının her dediğine "he" diyen sevgi dolu bir insan yapmıştım. zeki'yi de "ahay, gidene kal demem" gibi bir insan gibi görmüştüm. sırf astrolojiyi yanlış anlamam yüzünden. zeki karşımda olanca sevecenliği ve insan canlısı oluşuyla bana bakıyordu. iyi bir insandı, ona kızgın da değildim. ben de kötü niyetli değildim. ama birkaç gün hüzünlü takıldım. biz beraberken bazen durup durup "ben neden zeki'yle beraberim?" diye kendime sorardım. sanki çok saçma bir iş yapmışım gibi gelirdi. şimdi de durup durup "biz neden ayrıldık?" diye soruyordum, sanki yine çok saçma bir iş yapmıştım. sonra bütün bu duygular geçti. yerini eski kasvetlere bıraktı. rüzgar yüzüme vurduğu vakit benliğimin içindeki yalnız kişiyi hissediyordum, yalnız, tek, cinsiyeti bile olmayan, yapayalnız. bu çok hoşuma gidiyordu. zaman zaman da kendimi karnı ağrıyan, izole bir insan gibi gördüm. benim kişiliğimde hep "bir şeyleri kaçırıyorum" hissi vardır, bu da doğrudur. o his doruğa ulaşıyordu. arkadaşlarım vardı ama hepsi uzaktaydı.


kitaptaki karakter gibi ben de "evet, seninim. annemi babamı terk edeceğim, arkadaşlarıma kulak asmayacağım. buraya gelip seninle serbest aşk yaşayacağım. burjuvazi değerlerinden kurtulacağım. gerçek bir kadın olacağım." diyebilir miydim? desem de demesem de bunu kimsenin kalbini kazanmak için yapmayacağım kesin. ama şimdi bunlar çok uzak görünüyor, karnım ağrıyor.

Hiç yorum yok: