Perşembe, Haziran 17, 2010

deniz ben kaan deniz'in anne babasıyla silifke'ye gittik. orda bol bol yüzdük, poker ve scrabble oynadık, balık yedik. bugün döndüm. sabiha gökçen'den eve dönmek çok uzun sürdü. yalnız serin istanbul havası çok hoşuma gitti. tek sınav kaldı açıklanmadık, o da idare. ondan bütünlemeye kalabilirim. sonra eh, koskoca yaz tatili önümde uzanıyor. istersem staj yapma seçeneğim var, ama mecburi değil bu sene. yalnız sınıfımızdaki hırs küplerinin hepsi stajlarını çoktan ayarlamış. hem de ünlü büroların hiçbirinin bu sene bizi almamasına rağmen. düşünün yani. staj yapmak istemiyorum. mis gibi bir yazı bu şekilde tüketmek istemiyorum. aylak aylak gezeceğim çünkü seneye zaten zorunlu. bakalım.

şu aralar kafamda tek bir şey vardı, burnumu deldirip saçımı çılgın renklere boyatmak. ama annem karşı çıktı. ben nasıl yılan resmine bakamıyorsam o da delik burna bakamazmış, tiksinirmiş. ama saçımı çılgın renklere boyatmama bir şey demedi.

doğumgünüme az kaldı. 2 temmuzda. doğumgünü kutlaması yapmak istemiyorum. çünkü beni organizasyon yapmak gerer. doğumgünü dediğin rahat olacak. şu şunla anlaşır mı derdi olmayacak. o kadar kaygısız, o kadar rahatım ki şu an.

staj yapsam mı, yapmasam mı? karar versem belki hala bulurum. bulamazsam da bir şey olmaz. öyle sinir oluyorum ki sınıftaki dingillere. türkiyenin en inek 50 hırs küpünü bir sınıfa toplamışlar. hocalar kendileri dedi BU SENE STAJ YAPMAYIN diye bunlar koştura koştura bürolarla görüşmeye gittiler. mazoşist manyaklar. bunlar yapınca insan kendini zorunlu hissediyor. allah hepinizin belasını versin manyaklar. yavaş yavaş insanı kendinize benzetiyorsunuz.

1 yorum:

bi dilay dedi ki...

yapma Ezgi'cim noolur yapma o staji, hem staj yapmak igrenç bi sey hem de zorunda degilmissin zaten, birak digerleri ne yaparlasa yapsinlar, sen baligini ye, rakini iç, rengarenk saçlarini ruzgara savur, lutfen!bi daha gelmez bak boyle yazlar, degerini bil;)