Cuma, Ocak 22, 2010

bugün finaller bitti, sonra sınırsız şarap veren bir yere gittik, deniz avcı'nın doğumgünü olması sebebiyle. sonra ben nişantaşından eve yürüdüm. yağmura rağmen, bahçelerin, evlerin, sanat galerilerinin içinden geçerek, üşüyerek ve ıslanarak. dandik botlar giydiğim için ayaklarım sırılsıklam olmuştu. önümden bir motor geçti, az kalsın eziyordu, sonra "pardon şekerim" diye bağırdı gay bir ses ile, benim de kızgınlığım geçmiş oldu.

ılgaz'a gitmesem, vaktimi iki buçuk arkadaşımla öldürsem, hiçbir şey yapmadan, sonra zeki gelse, kahvaltı etsek, yürüsek ne güzel olur.

Hiç yorum yok: