merhaba merhaba! bugün çok çok güzel bir hava var dışarda. tiyatroyu bırakmaya karar verdim. en kötü yaptığım işi, vücudumu göstermeyi bırakıyorum. vücudum! bir emanet gibi duruyor üstümde. fransızlar o kadar güzel demiş ki... derisinin içinde kötü olmak diye bir deyim var fransızcada.
vücudumu kullanmayı öğrenemedim, tıpkı bisiklet kullanmayı öğrenemediğim gibi. hep, hep, hep rahatsızım. ergenlikten çıkamadım. insana imkansız geliyor değil mi buna katlanmak? hani müebbet hapis cezası çekmek bize nasıl imkansız görünüyorsa. ama çeken çekiyor. onu sevmiyorum, onla beraber yaşamak bana zor, çok zor geliyor.
sadece bazı anlar, çok istisnai bazı anlar var sahnede rahat olduğum. öyle zamanlarda ilham gelir gibi oluyor. kafamda canlanan sahnenin içinde gibi hissediyorum kendimi ve vücudumu unutuveriyorum. sonra, yine gözleri üstümde hissediyorum ve çirkinliğim, utangaçlığın çirkinliği bana kendini öyle bir hissettiriyor ki... diken üstünde olmak gibi.
büyük gelen bir gitarı çalıyorum sanki, dar gelen bir eldivenle kar topu oynuyorum, tuvalette işerken yüzlerce insan etrafımda dolaşıyor, bana bakıyorlar, bakıyorlar, ya da bana öyle geliyor.
üff, en azından şimdi provadan çıkıp eve geldim. evde kimse yok. kuş yuvası odam güneş görüyor, deli gibi. 5. katta olduğumuz için pencereden mahallemizin, ki bence civarın en güzel mahallesi ve semtin harika manzarası ayaklarımızın altında. araba sesleri içeri doluyor, yalnızım. birden rahatladım işte, keşke her anım böyle geçseydi.:)
5 yorum:
yerine birini buldular mı peki?
neyse, insanın fiziksel ya da ruhsal özelliklerini iyi ya da kötü diye tanımlayamayız bence; yani en basitinden bugün körlere "engelli" diyoruz belki ama eğer yarın bir nükleer savaş çıkar ve dünyamızda hiç ışık kalmazsa onlar daha üstün olacaklardır çünkü "karanlık"a zaten hakim durumdalar ve evrimde öne geçeceklerdir. bu bugün aklıma geldi ve bununla ilgili bir bilim-kurgu öykü yazmayı düşünüyorum. ebeveynler doğan çocuklarının gözlerini oyuyorlar vb. vb. yani en nihayetinde karakterlere nitelik katan da insan, doğa değil. örnek vermek gerekirse eğer tavukların memeleri olsaydı çiftleşme konusunda daha avantajlı olmazlardı.
e.ş bana aptal şarkısının sözlerini yazar mısın çok ihtiyacım var...
e.y
etre mal dans sa peau.. ouais pas mal comme expression;)
psikolog ma belle. biraz iyi gelebilir. biraz sıradan ol ve bi psikologa git.
ya aslında şekerim, başlamıştım. hala da gidiyorum biraz canım sıkıldığı için. ama 2 şey beni engelliyor: 1) yani öyle çok derdim yok gidecek kadar 2) çok pahalı geliyor. ama çok güzel bir şey ya, herkese öneririm. böyle ben adamı da çok sevdiğim için.
Yorum Gönder