etrafımda tülden bir ev örmek istiyorum. bana bunun yok efendim "en kolay şey" olduğunu söylemeyin. isteklerin yerine zaten gelmedikten sonra uğraşmanın ne anlamı var ki? hem para, seks vb gereksiz isteklerden bahsetmiyorum. sadece sevgiden bahsediyorum, insanların hep aradığı, bir türlü alamadığı şeyden. niçin insanın aradığı sevgiyi, istediği kişilerden bir türlü alamadığını bana biri söylesin. sonra da ona gelip kimse "niçin böyle somurtuyorsun?" diye sormasın. o zavallı somurtuyordur, çünkü hayattaki tek zevki bedbaht olmaktır. çünkü hayattaki diğer zevklerden, mutlu olma vs zevklerinden mahrum edilmiştir. bu böyledir, bunu değiştirmeye çalıştıranlardan çok sıkıldım. onlar sadece öğüt verirler. bizse elimizde gerçek, somut bir şey olsun istiyoruz. aslında, sanıldığının aksine en ufak şeyden mutlu oluyoruz. ama bize en ufak şey bile olmuyor. yıllarca aynı acıklı, ezik büzük melodiyi söylüyoruz, bundan prim yapmaya çalıştığımız sanılsa da bundan prim bile yapamıyoruz. istediğimiz sevgiyi kimseden almamz mümkün değil. o yüzden kimse gelip laf olsun diye "niye somurtuyorsun?" demesin.
biz ancak jeff buckley dinleyip ağlıyoruz, bu da bizim orgazm olma şeklimiz.
1 yorum:
vive la depression!
laissez-nous nous sentir mal!
ça ira.
Yorum Gönder