dün rüyamda sınıfımıza bir kız gelmişti. güya doris'in evinde benden önce kalan jamaikalı kız oymuş. fakat samarra'nın zenci olduğunu rüyamda unutmuşum. bu yüzden regina'nın adı samarra değildi fakat yine de jamaikalıydı. beyaz tenli, yeşil gözlü ve çok güzel bir kızdı. o kadar güzel bir kızdı ki onu kıskanmıyordum bile. zaten öyle uzak, erişilmez bir güzelliği yoktu. sıcak ve geniş bir güzeldi. balıketiydi, beyazdı, açık renk gözlüydü ve güzelliği insanın içini açıyordu. çok dışadönük ve hafif anaçtı, konuların üstünde durmuyordu, umursamazdı ama derindi. hem samarra'ymış ama hem de meğersem, arkadaşımı başka biri uğruna terk ettiği için (arkadaşım üzülüyor diye) biraz mesafeli durduğum bizim üniversitede uluslarasındaki o güzel, zarif kızdı, ona duyduğuma benzer bir hayranlıktı regina'ya duyduğum ama regina neşeliydi, genişti ve hafifti.
her neyse regina bizim fakülteye gelmişti ve benim içinde bulunduğum arkadaş grubunu seçmişti. çünkü beni seviyordu ve beni kendine yakın buluyordu. ayrıca arkadaşlarımı, avcı'yı mavcı'yı, ırmak'ı da seviyordu, biz de regina'nın tayfamıza katılmış olmasına hiç şaşırmamış, gyet memnuniyetl karşılamıştık bunu.
ben rüyamda her zamanki beceriksizliklerimi yapıyordum. okul çıkışında herkesi bekletiyor, hr yere geç kalıyordu. tüm arkadaşlarım benden şikayetçiyken regina sadece şaşıryor ve hiç üstünde durmuyordu. okul çıkışında bahçede beni bekliyordu. gel, sana hayatımdaki en önemli iki insanı takdim edeyim diyordu. ve jamaikalı olduğu için, yani enternasyonel bir tipti, beni brezilyalı, 40 yaşlarında bir çiftle tanıştırıyordu. erkek, uzun boylu, koyu renk tenli ve yakışıklıydı, kadın uzun, sağlam, uzun simsiyah saçlı, koyu renk tenli ve sıcaktı. avrupai, bohem bir çiftti, hippi kıyafetleri giymişler fransızca konuşuyorlardı. konuşmaları mükemmeldi, yalnız hafif aksanlıydı ki bu aksan onlara güney amerika sevimliliği katıyordu. işte regina'nın hayatındaki en önemli iki insan böyle özenti tiplerdi. fakat akıllılardı, bu belliydi. regina kadınla mükemmele yakın bir ilişki kurmuştu. bana fotoğraflarını gösterdiler. birbirlerine sarılıp ağlamışlar ayrılırken. içten içe kıskandım. regina ile yeni tanışıyoruk, iki kadın arasındaki o yakın, sıcak ilişkinin tadını biliyordum ve regina'yla birbirimizi sevelim istiyordum. onun o geniş, rahat, yumuşak, sakin, cool hali beni çekiyordu. ben öyle değildim çünkü ve öyle insanların kanatları bana gölgeli, güzel görünüyordu.
çift sonunda gidiyor ve regina bana dönüyor. avcı ve arkadaşlarımız bizi bekliyor. onda samarra ve uluslararsındaki beyaz tenli zarif kızdan sonra ş'yi ve celine'i görüyorum. o kadar da yakın olmamamızla celine. neşesiyle ş. ve uyandım işte ne olsun, bir şey olacak değil ya.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder