Pazartesi, Ocak 22, 2007

benim için hayat sadece neşe, eğlence olmalı. böyle olmadığı zaman üzülüyorum. çalışmayı sevmiyorum, çok nadir seviyorum. aslında seviyorum ama çalışmanın bana yarar getireceğini bildğimden mahsus çalışmıyorum.

ama bu böyle gitmez. böyle böyle insan nereye gider? bunalımlı bir surat, bakmayan gözler, hayaller içine çekilmiş bir beyinle insan ölse de bir yaşasa da bir.

ama insan bir ajanda tutabilir. eve gelince meyveli çay içebilir. sonra hiç mızmızlanmadan güzelce dersinin başına oturabilir. sonra otobüste giderken içerdeki insanların ıncığını cıncığını incelemeden onlara bakabilir. onlar ona sıkıntı değil neşe verebilir. sonra yolda yürürken buraları sevebilir. daha sıkı olur insan o zaman. günlük işlerine hiç şikayet etmeden sarılır. tatsız tutsuz hayaller dünyasına kaçma yolları aramaz. o da diğerleri gibi güler yüzlü ve neşeli biridir işte, hem çok sakin.

aşırı kahkahalar atmaz. hep bir şeyden söz edip onu yapmamazlık etmez.

halide edip kimdi bilmemne. işim gücüm yok sanki. bir de bizim bir serap hanım var, kendisi adını vermek istemediğim anadolu liselerinden birinde edebiyat hocası, hep onun başının altından çıkıyor bunlar. çünkü ne zaman türkiye'den ve türk edebiyatından bahsetse acıklı bir film izler gibi oluyorum. yok şu aydın bakış açısıyla bakamamış, yok şu roman başarısız olmuş, yok şu şu sorunu görememiş. eh! sanırsın tutunamayanlar. niçin bizim insanımızda varoluşçu sorunlar yokmuş, çünkü biz birey olamamışız. ne yapalım, oturup ağlayalım mı?? yalnız sorun bu kadar olsa sorun olmaz. bir de doğulu mu batılı mı olduğuna karar veremeyen bizim gibi arada kalmış, sıkıntılı aydınlar varmış. insan toplumsal sorunlardan kendini soyutlayamazmış. yuh artık yuh yuh yuh! benim de hakikaten söylüyorum işim gücüm kalmadı. neler anlatıyorum.

bunalımımda bile bir ilerleme kaydedemedim. artlarımızı ve eksilerimizi toplayalım ve kendimize on üzerinden bir not verelim. ya da artık 18 yaşına gelmiş kocaman reşit oy verme yaşında kocaman bir insan olarak bu türden salak çocukça ergen kendine dönük okul arkadaşlarının kıçınla güleceği uğraşları bir kenara atalım. ARTIK BÜYÜYELİM. belki brigdet jones sevimliydi. ama sen ondan da betersin. yaşıtların çocuk bakıyor. sen de çocuk olmayı bırak.

bunu böyle acıklı bir şeymiş gibi yazıyorum sanmayın. bu 5 aydır falan içinde bulunduğum salak durumdan çıkmamiçin kendime uyarı.

Hiç yorum yok: